← Sure 17

17:73

وَإِن كَادُوا۟ لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ لِتَفْتَرِىَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۥ ۖ وَإِذًا لَّٱتَّخَذُوكَ خَلِيلًا

Kelime kelime

وَإِن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
كَادُوا۟
az daha onlar
Fiil
Kök: كود
Dilbilgisi (i'rab)
كَادُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَيَفْتِنُونَكَ
seni kandıracaklardı
Fiil
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
يَفْتِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَنِ
vahyettiğimizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِEdatharf-i cer (edat)
ٱلَّذِىٓ
ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أَوْحَيْنَآ
vahyettik
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْحَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لِتَفْتَرِىَ
iftira atman için
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تَفْتَرِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
عَلَيْنَا
üstümüze
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
غَيْرَهُۥ
ondan başkasını
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَإِذًا
işte o zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذًاEdatcevap (evet)
لَّٱتَّخَذُوكَ
seni edinirlerdi
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdattekit، ön ek
ٱتَّخَذُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
خَلِيلًا
dost
İsim
Kök: خلل
Dilbilgisi (i'rab)
خَلِيلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Seni, sana vahyettiğimizden ayırıp başka bir şeyi Bize karşı uydurman için uğraşırlar. O zaman seni dost edinirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Ey Muhammed!) Az kalsın seni bile, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı iftira edesin diye, fitneye düşüreceklerdi ve o takdirde seni dost edineceklerdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Müşrikler), sana vahyettiğimizden (Kur’an’dan) başka bir şeyi bize iftira etmen için neredeyse seni fitneye düşüreceklerdi. İşte o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And their purpose was to tempt thee away from that which We had revealed unto thee, to substitute in our name something quite different; (in that case), behold! they would certainly have made thee (their) friend!

A. Yusuf Alipublic-domain

[Prophet], the disbelievers tried to tempt you away from what We revealed to you, so that you would invent some other revelation and attribute it to Us and then they would have taken you as a friend.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they indeed strove hard to beguile thee (Muhammad) away from that wherewith We have inspired thee, that thou shouldst invent other than it against Us; and then would they have accepted thee as a friend.

M. Pickthallpublic-domain

And indeed, they were about to tempt you away from that which We revealed to you in order to [make] you invent about Us something else; and then they would have taken you as a friend.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد قارب المشركون أن يصرفوك -أيها الرسول- عن القرآن الذي أنزله الله إليك؛ لتختلق علينا غير ما أوحينا إليك، ولو فعلت ما أرادوه لاتخذوك حبيبًا خالصًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?