← Sure 2

2:119

إِنَّآ أَرْسَلْنَـٰكَ بِٱلْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا ۖ وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْجَحِيمِ

Kelime kelime

إِنَّآ
doğrusu biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
آİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَرْسَلْنَٰكَ
seni gönderdik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
بِٱلْحَقِّ
gerçekle
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
بَشِيرًا
müjdeleyici
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
بَشِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَنَذِيرًا
ve uyarıcı olarak
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَذِيرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَا
değilsin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تُسْـَٔلُ
sen sorumlu
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
تُسْـَٔلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. tekil eril
عَنْ
halkından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
أَصْحَٰبِ
halkı
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْحَٰبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلْجَحِيمِ
cehennem
İsim
Kök: جحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَحِيمِİsimdişil، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Doğrusu Biz, seni hak ile, müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir. Sen, cehennemliklerden sorumlu tutulmayacaksın.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şüphe yok ki, Biz seni hak ile rahmetimizin müjdecisi ve azabımızın habercisi olarak gönderdik. Sen, o cehennemliklerden sorumlu değilsin.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki biz seni bir amaç ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennem halkından sorumlu tutulmayacaksın.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Verily We have sent thee in truth as a bearer of glad tidings and a warner: But of thee no question shall be asked of the Companions of the Blazing Fire.

A. Yusuf Alipublic-domain

We have sent you [Prophet] with the truth, bearing good news and warning. You will not be responsible for the inhabitants of the Blaze.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! We have sent thee (O Muhammad) with the truth, a bringer of glad tidings and a warner. And thou wilt not be asked about the owners of hell-fire.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, We have sent you, [O Muḥammad], with the truth as a bringer of good tidings and a warner, and you will not be asked about the companions of Hellfire.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنا أرسلناك -أيها الرسول- بالدين الحق المؤيد بالحجج والمعجزات، فبلِّغه للناس مع تبشير المؤمنين بخيري الدنيا والآخرة، وتخويف المعاندين بما ينتظرهم من عذاب الله، ولست -بعد البلاغ- مسئولا عن كفر مَن كفر بك؛ فإنهم يدخلون النار يوم القيامة، ولا يخرجون منها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular