← Sure 2

2:182

فَمَنْ خَافَ مِن مُّوصٍ جَنَفًا أَوْ إِثْمًا فَأَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Kelime kelime

فَمَنْ
her kim de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنْİsimşart
خَافَ
korkar da
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
خَافَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِن
vasiyyet edenden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
مُّوصٍ
vasiyet eden
İsim
Kök: وصي
Dilbilgisi (i'rab)
مُّوصٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
جَنَفًا
hata(sından)
İsim
Kök: جنف
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَفًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
إِثْمًا
günah(ından)
İsim
Kök: أثم
Dilbilgisi (i'rab)
إِثْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَأَصْلَحَ
ve düzeltirse
Fiil
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْلَحَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بَيْنَهُمْ
aralarını
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَلَآ
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
لَآEdatolumsuzluk
إِثْمَ
günah
İsim
Kök: أثم
Dilbilgisi (i'rab)
إِثْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
عَلَيْهِ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِنَّ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
غَفُورٌ
bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
غَفُورٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
رَّحِيمٌ
esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Vasiyet edenin yanılacağından veya günaha gireceğinden endişe duyan kimse, ilgililerin arasını düzeltirse ona günah yoktur. Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Her kim de vasiyet edenin, bir hata işlemesinden veya bir günaha girmesinden endişe eder de tarafların arasını düzeltirse, ona bir vebal yoktur. Şüphesiz ki, Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kim vasiyet edenin haksızlığa veya günaha yönelmesinden endişe eder de (ilgililerin) arasını bulursa kendisine herhangi bir günah yoktur. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But if anyone fears partiality or wrong-doing on the part of the testator, and makes peace between (The parties concerned), there is no wrong in him: For Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

But if anyone knows that the testator has made a mistake, or done wrong, and so puts things right between the parties, he will incur no sin: God is most forgiving and merciful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But he who feareth from a testator some unjust or sinful clause, and maketh peace between the parties, (it shall be) no sin for him. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

But if one fears from the bequeather [some] error or sin and corrects that which is between them [i.e., the concerned parties], there is no sin upon him. Indeed, Allāh is Forgiving and Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فمَن علم مِن موصٍ ميلا عن الحق في وصيته على سبيل الخطأ أو العمد، فنصح الموصيَ وقت الوصية بما هو الأعدل، فإن لم يحصل له ذلك فأصلح بين الأطراف بتغيير الوصية؛ لتوافق الشريعة، فلا ذنب عليه في هذا الإصلاح. إن الله غفور لعباده، رحيم بهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?