← Sure 2

2:84

وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَـٰقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَآءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ أَنفُسَكُم مِّن دِيَـٰرِكُمْ ثُمَّ أَقْرَرْتُمْ وَأَنتُمْ تَشْهَدُونَ

Kelime kelime

وَإِذْ
hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
أَخَذْنَا
almıştık
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَذْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِيثَٰقَكُمْ
sizden kesin söz
İsim
Kök: وثق
Dilbilgisi (i'rab)
مِيثَٰقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَا
dökmeyeceksiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تَسْفِكُونَ
döken
Fiil
Kök: سفك
Dilbilgisi (i'rab)
تَسْفِكُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
دِمَآءَكُمْ
birbirinizin kanını
İsim
Kök: دمو
Dilbilgisi (i'rab)
دِمَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَا
çıkarmayacaksınız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تُخْرِجُونَ
çıkardı
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
تُخْرِجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَنفُسَكُم
birbirinizi
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
yurtlarınızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
دِيَٰرِكُمْ
yurdu
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
دِيَٰرِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
أَقْرَرْتُمْ
kabul etmiştiniz
Fiil
Kök: قرر
Dilbilgisi (i'rab)
أَقْرَرْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَنتُمْ
ve siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
تَشْهَدُونَ
şahidsiniz
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
تَشْهَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Kanınızı dökmeyin, birbirinizi yurdunuzdan sürmeyin diye sizden söz almıştık, sonra bunu böylece kabul etmiştiniz, buna siz şahidsiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yine bir zamanlar mîsakınızı almıştık; birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız. Sonra siz buna ikrar da verdiniz ve ikrarınıza şahit de oldunuz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Sonunda siz de şahit olarak (bunları) kabul etmiştiniz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And remember We took your covenant (to this effect): Shed no blood amongst you, nor turn out your own people from your homes: and this ye solemnly ratified, and to this ye can bear witness.

A. Yusuf Alipublic-domain

We took a pledge from you, ‘Do not shed one another’s blood or drive one another from your homelands.’ You acknowledged it at the time, and you can testify to this.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when We made with you a covenant (saying): Shed not the blood of your people nor turn (a party of) your people out of your dwellings. Then ye ratified (Our covenant) and ye were witnesses (thereto).

M. Pickthallpublic-domain

And [recall] when We took your covenant, [saying], "Do not shed your [i.e., each other's] blood or evict one another from your homes." Then you acknowledged [this] while you were witnessing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكروا -يا بني إسرائيل- حين أَخَذْنا عليكم عهدًا مؤكدًا في التوراة: يحرم سفك بعضكم دم بعض، وإخراج بعضكم بعضًا من دياركم، ثم اعترفتم بذلك، وأنتم تشهدون على صحته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?