← Sure 25

25:42

إِن كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ ءَالِهَتِنَا لَوْلَآ أَن صَبَرْنَا عَلَيْهَا ۚ وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ حِينَ يَرَوْنَ ٱلْعَذَابَ مَنْ أَضَلُّ سَبِيلًا

Kelime kelime

إِن
nerdeyse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كَادَ
neredeyse
Fiil
Kök: كود
Dilbilgisi (i'rab)
كَادَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَيُضِلُّنَا
bizi saptıracaktı (diyorlar)
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
يُضِلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَنْ
tanrılarımızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
ءَالِهَتِنَا
ilahlarımızdan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالِهَتِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لَوْلَآ
eğer etmeseydik
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْلَآEdatşart
أَن
biz kararlılık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
صَبَرْنَا
sabretsek de
Fiil
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
صَبَرْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْهَا
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَسَوْفَ
ve yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
سَوْفَEdatgelecek (se/sevfe)
يَعْلَمُونَ
bileceklerdir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حِينَ
zaman
İsim
Kök: حين
Dilbilgisi (i'rab)
حِينَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يَرَوْنَ
gördükleri
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْعَذَابَ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَنْ
kimin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimism-i mevsûl
أَضَلُّ
sapık olduğunu
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
أَضَلُّİsimeril tekil، merfû (nominatif)
سَبِيلًا
yolunun
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

"Tanrılarımız üzerinde direnmeseydik, doğrusu neredeyse bizi onlardan uzaklaştıracaktı" derler. Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bileceklerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Şayet tanrılarımıza inanmakta sebat göstermeseydik, gerçekten de bizi neredeyse tanrılarımızdan saptıracaktı" diyorlar. Azabı gördükleri zaman, kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Müşrikler) “Onları (savunmakta) kararlılık göstermemiş olsaydık, neredeyse bizi ilahlarımızın (yolundan) saptıracaktı!” (diyorlar). Azabı gördüklerinde kimin yolu şaşırdığını ileride bileceklerdir!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"He indeed would well-nigh have misled us from our gods, had it not been that we were constant to them!" - Soon will they know, when they see the Penalty, who it is that is most misled in Path!

A. Yusuf Alipublic-domain

He might almost have led us astray from our gods if we had not stood so firmly by them.’ When they see the punishment, they will know who is furthest from the path.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He would have led us far away from our gods if we had not been staunch to them. They will know, when they behold the doom, who is more astray as to the road.

M. Pickthallpublic-domain

He almost would have misled us from our gods had we not been steadfast in [worship of] them." But they are going to know, when they see the punishment, who is farthest astray in [his] way.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا رآك هؤلاء المكذبون - أيها الرسول - استهزؤوا بك قائلين: أهذا الذي يزعم أن الله بعثه رسولا إلينا؟ إنه قارب أن يصرفنا عن عبادة أصنامنا بقوة حجته وبيانه، لولا أن ثَبَتْنا على عبادتها، وسوف يعلمون حين يرون ما يستحقون من العذاب: مَن أضل دينًا أهم أم محمد؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?