← Sure 27

27:65

قُل لَّا يَعْلَمُ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ٱلْغَيْبَ إِلَّا ٱللَّهُ ۚ وَمَا يَشْعُرُونَ أَيَّانَ يُبْعَثُونَ

Kelime kelime

قُل
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلFiilemir، 2. tekil eril
لَّا
bilmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
يَعْلَمُ
bilir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَن
kimse
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
فِى
göklerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضِ
ve yerde
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلْغَيْبَ
gaybı
İsim
Kök: غيب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَيْبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ٱللَّهُ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
يَشْعُرُونَ
bilmezler
Fiil
Kök: شعر
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْعُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَيَّانَ
ne zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَيَّانَİsimsoru
يُبْعَثُونَ
dirileceklerini
Fiil
Kök: بعث
Dilbilgisi (i'rab)
يُبْعَثُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka bilen yoktur." Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Göklerde ve yerde Allah’tan başka kimse gaybı (bilinemeyeni) bilemez.” Onlar ne zaman diriltileceklerini de bilemezler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: None in the heavens or on earth, except Allah, knows what is hidden: nor can they perceive when they shall be raised up (for Judgment).

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘No one in the heavens or on earth knows the unseen except God.’ They do not know when they will be raised from the dead:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say (O Muhammad): None in the heavens and the earth knoweth the Unseen save Allah; and they know not when they will be raised (again).

M. Pickthallpublic-domain

Say, "None in the heavens and earth knows the unseen except Allāh, and they do not perceive when they will be resurrected."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهم: لا يعلم أحد في السموات ولا في الأرض ما استأثر الله بعلمه من المغيَّبات، ولا يدرون متى هم مبعوثون مِن قبورهم عند قيام الساعة؟ بل تكامل علمهم في الآخرة، فأيقنوا بالدار الآخرة، وما فيها مِن أهوال حين عاينوها، وقد كانوا في الدنيا في شك منها، بل عميت عنها بصائرهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?