← Sure 6

6:59

۞ وَعِندَهُۥ مَفَاتِحُ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَآ إِلَّا هُوَ ۚ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ ۚ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِى ظُلُمَـٰتِ ٱلْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِى كِتَـٰبٍ مُّبِينٍ

Kelime kelime

وَعِندَهُۥ
ve O'nun yanındadır
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَفَاتِحُ
anahtarları
İsim
Kök: فتح
Dilbilgisi (i'rab)
مَفَاتِحُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْغَيْبِ
gayb'ın
İsim
Kök: غيب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَيْبِİsimeril، mecrûr (genitif)
لَا
onları bilmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَعْلَمُهَآ
bilen
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
إِلَّا
başkası
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
هُوَ
O'ndan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
وَيَعْلَمُ
ve (O) bilir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَا
ne varsa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
فِى
karada olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْبَرِّ
karanın
İsim
Kök: برر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَرِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلْبَحْرِ
ve denizde olan
İsim
Kök: بحر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَحْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَمَا
düşmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
تَسْقُطُ
düşmüşlerdir
Fiil
Kök: سقط
Dilbilgisi (i'rab)
تَسْقُطُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
وَرَقَةٍ
yaprak
İsim
Kök: ورق
Dilbilgisi (i'rab)
وَرَقَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِلَّا
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
يَعْلَمُهَا
onun bilgisi
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَلَا
ve (yoktur)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
حَبَّةٍ
bir dane
İsim
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
حَبَّةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فِى
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ظُلُمَٰتِ
karanlıkları
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظُلُمَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve (yoktur)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
رَطْبٍ
yaş
İsim
Kök: رطب
Dilbilgisi (i'rab)
رَطْبٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَابِسٍ
kuru
İsim
Kök: يبس
Dilbilgisi (i'rab)
يَابِسٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِلَّا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
فِى
vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
كِتَٰبٍ
bir Kitapta
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كِتَٰبٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّبِينٍ
apaçık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبِينٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı bilir. Düşen yaprağı, yerin karanlıklarında olan taneyi, yaşı kuruyu ki apaçık Kitap'tadır ancak O bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları O'ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki, onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Gaybın (bilinemeyen şeylerin) anahtarları, yalnızca O’nun yanındadır; onları O’ndan başkası bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini bilir; O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

With Him are the keys of the unseen, the treasures that none knoweth but He. He knoweth whatever there is on the earth and in the sea. Not a leaf doth fall but with His knowledge: there is not a grain in the darkness (or depths) of the earth, nor anything fresh or dry (green or withered), but is (inscribed) in a record clear (to those who can read).

A. Yusuf Alipublic-domain

He has the keys to the unseen: no one knows them but Him. He knows all that is in the land and sea. No leaf falls without His knowledge, nor is there a single grain in the darkness of the earth, or anything, fresh or withered, that is not written in a clear Record.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And with Him are the keys of the Invisible. None but He knoweth them. And He knoweth what is in the land and the sea. Not a leaf falleth but He knoweth it, not a grain amid the darkness of the earth, naught of wet or dry but (it is noted) in a clear record.

M. Pickthallpublic-domain

And with Him are the keys of the unseen; none knows them except Him. And He knows what is on the land and in the sea. Not a leaf falls but that He knows it. And no grain is there within the darknesses of the earth and no moist or dry [thing] but that it is [written] in a clear record.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وعند الله -جل وعلا- مفاتح الغيب أي: خزائن الغيب، لا يعلمها إلا هو، ومنها: علم الساعة، ونزول الغيث، وما في الأرحام، والكسب في المستقبل، ومكان موت الإنسان، ويعلم كل ما في البر والبحر، وما تسقط من ورقة من نبتة إلا يعلمها، فكل حبة في خفايا الأرض، وكل رطب ويابس، مثبت في كتاب واضح لا لَبْس فيه، وهو اللوح المحفوظ.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?