← Sure 27

27:66

بَلِ ٱدَّٰرَكَ عِلْمُهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ ۚ بَلْ هُمْ فِى شَكٍّ مِّنْهَا ۖ بَلْ هُم مِّنْهَا عَمُونَ

Kelime kelime

بَلِ
doğrusu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلِEdatidrâb (bel)
ٱدَّٰرَكَ
ardarda geldi
Fiil
Kök: درك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱدَّٰرَكَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عِلْمُهُمْ
onların bilgileri
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
hakkındaki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْءَاخِرَةِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
بَلْ
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdatidrâb (bel)
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
فِى
içindedirler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
شَكٍّ
bir kuşku
İsim
Kök: شكك
Dilbilgisi (i'rab)
شَكٍّİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنْهَا
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
بَلْ
daha doğrusu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdatidrâb (bel)
هُم
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مِّنْهَا
ondan yana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
عَمُونَ
kördürler
İsim
Kök: عمي
Dilbilgisi (i'rab)
عَمُونَİsimeril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Ahirete dair bilgileri yeterli midir? Hayır; ondan şüphe etmektedirler. Hayır; ona karşı kördürler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Fakat ahiret hakkında bilgiler onlara ardarda gelmektedir. Ama onlar bundan bir şüphe içindedirler. Çünkü onlar bundan yana kördürler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Aksine ahiret hakkındaki bilgiler art arda kendilerine gelmesine rağmen, esasında ondan şüphelenmeye devam etmektedir; ahiretten yana da kördürler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Still less can their knowledge comprehend the Hereafter: Nay, they are in doubt and uncertainty thereanent; nay, they are blind thereunto!

A. Yusuf Alipublic-domain

their knowledge cannot comprehend the Hereafter; they are in doubt about it; they are blind to it.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Nay, but doth their knowledge reach to the Hereafter? Nay, for they are in doubt concerning it. Nay, for they cannot see it.

M. Pickthallpublic-domain

Rather, their knowledge is arrested concerning the Hereafter. Rather, they are in doubt about it. Rather, they are, concerning it, blind.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهم: لا يعلم أحد في السموات ولا في الأرض ما استأثر الله بعلمه من المغيَّبات، ولا يدرون متى هم مبعوثون مِن قبورهم عند قيام الساعة؟ بل تكامل علمهم في الآخرة، فأيقنوا بالدار الآخرة، وما فيها مِن أهوال حين عاينوها، وقد كانوا في الدنيا في شك منها، بل عميت عنها بصائرهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution