← Sure 27

27:87

وَيَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَفَزِعَ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا مَن شَآءَ ٱللَّهُ ۚ وَكُلٌّ أَتَوْهُ دَٰخِرِينَ

Kelime kelime

وَيَوْمَ
ve gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يُنفَخُ
üfleneceği
Fiil
Kök: نفخ
Dilbilgisi (i'rab)
يُنفَخُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
فِى
Sur'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلصُّورِ
sûr
İsim
Kök: صور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صُّورِİsimeril، mecrûr (genitif)
فَفَزِعَ
korku içinde kalırlar (bayılır)
Fiil
Kök: فزع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
فَزِعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَن
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
فِى
göklerde bulunan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَمَن
ve kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
فِى
ve yerde bulunan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
إِلَّا
dışındaki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
مَن
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
شَآءَ
diledikleri
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَكُلٌّ
ve hepsi
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كُلٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَتَوْهُ
O'na gelirler
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أَتَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
دَٰخِرِينَ
boyun bükerek
İsim
Kök: دخر
Dilbilgisi (i'rab)
دَٰخِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Sura üfürüldüğü gün, Allah'ın diledikleri bir yana, göklerde olanlar da yerde olanlar da, korku içinde kalırlar. Hepsi Allah'a boyunları bükülmüş olarak gelirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sûr'a üfürüldüğü gün Allah'ın diledikleri müstesna göklerde ve yerde bulunanlar hep dehşete kapılır. Hepsi boyunları bükük olarak O'na gelirler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sûr’a üfleneceği gün, –Allah’ın diledikleri hariç– göklerde ve yerde bulunanlar şiddetli bir şekilde korkacaktır. Hepsi boynu bükük olarak O’na gelecekler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And the Day that the Trumpet will be sounded - then will be smitten with terror those who are in the heavens, and those who are on earth, except such as Allah will please (to exempt): and all shall come to His (Presence) as beings conscious of their lowliness.

A. Yusuf Alipublic-domain

On the Day the Trumpet sounds, everyone in heaven and on earth will be terrified- except such as God wills- and all will come to Him in utter humility.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (remind them of) the Day when the Trumpet will be blown, and all who are in the heavens and the earth will start in fear, save him whom Allah willeth. And all come unto Him, humbled.

M. Pickthallpublic-domain

And [warn of] the Day the Horn will be blown, and whoever is in the heavens and whoever is on the earth will be terrified except whom Allāh wills. And all will come to Him humbled.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر -أيها الرسول- يوم يَنفخ الملَك في "القرن" ففزع مَن في السموات ومَن في الأرض فزعًا شديدًا مِن هول النفخة، إلا مَنِ استثناه الله ممن أكرمه وحفظه من الفزع، وكل المخلوقات يأتون إلى ربهم صاغرين مطيعين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?