← Sure 27

27:88

وَتَرَى ٱلْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِىَ تَمُرُّ مَرَّ ٱلسَّحَابِ ۚ صُنْعَ ٱللَّهِ ٱلَّذِىٓ أَتْقَنَ كُلَّ شَىْءٍ ۚ إِنَّهُۥ خَبِيرٌۢ بِمَا تَفْعَلُونَ

Kelime kelime

وَتَرَى
görürsün
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَرَىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
ٱلْجِبَالَ
dağları
İsim
Kök: جبل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جِبَالَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
تَحْسَبُهَا
sandığın
Fiil
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْسَبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
جَامِدَةً
cansız
İsim
Kök: جمد
Dilbilgisi (i'rab)
جَامِدَةًİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَهِىَ
o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هِىَİsimzamir، 3. tekil dişil
تَمُرُّ
yürümektedir
Fiil
Kök: مرر
Dilbilgisi (i'rab)
تَمُرُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مَرَّ
yürümesi gibi
İsim
Kök: مرر
Dilbilgisi (i'rab)
مَرَّİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلسَّحَابِ
bulutun
İsim
Kök: سحب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّحَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
صُنْعَ
yapısıdır
İsim
Kök: صنع
Dilbilgisi (i'rab)
صُنْعَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِىٓ
gayet iyi yapan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أَتْقَنَ
kemale erdirdi
Fiil
Kök: تقن
Dilbilgisi (i'rab)
أَتْقَنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُلَّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِنَّهُۥ
doğrusu O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
خَبِيرٌۢ
haber almaktadır
İsim
Kök: خبر
Dilbilgisi (i'rab)
خَبِيرٌۢİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَفْعَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
تَفْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Dağları yerinde donmuş gibi durur görürsün, oysa onlar bulutlar gibi geçerler. Bu her şeyi sağlam tutan Allah'ın işidir. Doğrusu O, yaptıklarınızdan haberdardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sen dağları görürsün de, yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Görüp sabit sandığın dağlar, her şeyi en güçlü biçimde şekillendiren Allah’ın bir sanatı olarak, bulutların gidişi (gibi) gidiyor (olacaktır). Şüphesiz ki Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Thou seest the mountains and thinkest them firmly fixed: but they shall pass away as the clouds pass away: (such is) the artistry of Allah, who disposes of all things in perfect order: for he is well acquainted with all that ye do.

A. Yusuf Alipublic-domain

You will see the mountains and think they are firmly fixed, but they will float away like clouds: this is the handiwork of God who has perfected all things. He is fully aware of what you do:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And thou seest the hills thou deemest solid flying with the flight of clouds: the doing of Allah Who perfecteth all things. Lo! He is Informed of what ye do.

M. Pickthallpublic-domain

And you see the mountains, thinking them motionless, while they will pass as the passing of clouds. [It is] the work of Allāh, who perfected all things. Indeed, He is Aware of that which you do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وترى الجبال تظنها واقفة مستقرة، وهي تسير سيرًا حثيثًا كسير السحاب الذي تسيِّره الرياح، وهذا مِن صنع الله الذي أحسن كل شيء خلقه وأتقنه. إن الله خبير بما يفعل عباده من خير وشر، وسيجازيهم على ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?