← Sure 27

27:92

وَأَنْ أَتْلُوَا۟ ٱلْقُرْءَانَ ۖ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن ضَلَّ فَقُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

Kelime kelime

وَأَنْ
ve (emredildi)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنْEdatmasdar bağlacı
أَتْلُوَا۟
okumam;
Fiil
Kök: تلو
Dilbilgisi (i'rab)
أَتْلُوَا۟Fiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
ٱلْقُرْءَانَ
Kur'an
İsim
Kök: قرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرْءَانَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
فَمَنِ
şimdi kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنِİsimism-i mevsûl
ٱهْتَدَىٰ
yola gelirse
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱهْتَدَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فَإِنَّمَا
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
يَهْتَدِى
yola gelmiş olur
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْتَدِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِنَفْسِهِۦ
kendi yararına
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَفْسِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
ضَلَّ
saparsa
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فَقُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
إِنَّمَآ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَآEdatkâffe (mâ)
أَنَا۠
ben
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَا۠İsimzamir، 1. tekil
مِنَ
ancak uyarıcılardanım
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُنذِرِينَ
bir uyarıcı
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُنذِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

De ki: "Ben, yalnız her şeyin sahibi olan ve bu kutlu kılınmış şehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Müslümanlardan olmakla ve Kuran okumakla emrolundum." Kim doğru yolu bulmuşsa, yalnız kendisi için bulmuş olur, kim sapıtmışsa kendine etmiş olur. De ki: "Ben sadece, uyaranlardan biriyim."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Ve Kur'ân'ı okumam emredildi." Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: "Ben sadece uyarıcılardanım."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kur’an’ı tilavetle (okuyup aktarmakla) da (emrolundum). Kim doğru yola gelirse yalnızca kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa (ona) de ki: “Ben sadece uyarıcılardanım.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And to rehearse the Qur'an: and if any accept guidance, they do it for the good of their own souls, and if any stray, say: "I am only a Warner".

A. Yusuf Alipublic-domain

I am commanded to recite the Quran.’ Whoever chooses to follow the right path does so for his own good. Say to whoever deviates from it, ‘I am only here to warn.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And to recite the Qur'an. And whoso goeth right, goeth right only for (the good of) his own soul; and as for him who goeth astray - (Unto him) say: Lo! I am only a warner.

M. Pickthallpublic-domain

And to recite the Qur’ān." And whoever is guided is only guided for [the benefit of] himself; and whoever strays - say, "I am only [one] of the warners."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- للناس: إنما أُمرت أن أعبد رب هذه البلدة، وهي "مكة"، الذي حَرَّمها على خلقه أن يسفكوا فيها دمًا حرامًا، أو يظلموا فيها أحدًا، أو يصيدوا صيدها، أو يقطعوا شجرها، وله سبحانه كل شيء، وأُمرت أن أعبده وحده دون مَن سواه، وأُمرت أن أكون من المنقادين لأمره، المبادرين لطاعته، وأن أتلو القرآن على الناس، فمن اهتدى بما فيه واتبع ما جئت به، فإنما خير ذلك وجزاؤه لنفسه، ومن ضلَّ عن الحق فقل -أيها الرسول-: إنما أنا نذير لكم من عذاب الله وعقابه إن لم تؤمنوا، فأنا واحد من الرسل الذين أنذروا قومهم، وليس بيدي من الهداية شيء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?