← Sure 29

29:66

لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَـٰهُمْ وَلِيَتَمَتَّعُوا۟ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Kelime kelime

لِيَكْفُرُوا۟
nankörlük etmek için
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِمَآ
şeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
ءَاتَيْنَٰهُمْ
kendilerine verdiğimiz
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلِيَتَمَتَّعُوا۟
ve zevk içinde yaşasınlar diye
Fiil
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَتَمَتَّعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَسَوْفَ
ama yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَوْفَEdatgelecek (se/sevfe)
يَعْلَمُونَ
bileceklerdir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar; ama Allah onları karaya çıkararak kurtarınca, kendilerine verdiği nimete nankörlük ederek O'na hemen eş koşarlar. Zevklensinler bakalım, yakında bileceklerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve safâ sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na özgü kılarak Allah’a yalvarırlar. Fakat onları karaya kurtarınca (çıkarınca), bir de bakarsın ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (Allah’a) ortak koşmaktadırlar. (Bir süre daha) yararlansınlar (bakalım)! İleride (gerçeği) bilecekler!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Disdaining ungratefully Our gifts, and giving themselves up to (worldly) enjoyment! But soon will they know.

A. Yusuf Alipublic-domain

Let them show their ingratitude for what We have given them; let them take their enjoyment- soon they will know.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

That they may disbelieve in that which We have given them, and that they may take their ease. But they will come to know.

M. Pickthallpublic-domain

So that they will deny what We have granted them, and they will enjoy themselves. But they are going to know.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإذا ركب الكفار السفن في البحر، وخافوا الغرق، وحَّدوا الله، وأخلصوا له في الدعاء حال شدتهم، فلما نجَّاهم إلى البر، وزالت عنهم الشدة، عادوا إلى شركهم، إنهم بهذا يتناقضون، يوحِّدون الله ساعة الشدة، ويشركون به ساعة الرخاء. وشِرْكهم بعد نعمتنا عليهم بالنجاة من البحر؛ ليكونَ عاقبته الكفر بما أنعمنا عليهم في أنفسهم وأموالهم، وليكملوا تمتعهم في هذه الدنيا، فسوف يعلمون فساد عملهم، وما أعدَّه الله لهم من عذاب أليم يوم القيامة. وفي ذلك تهديد ووعيد لهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular