← Sure 29

29:65

فَإِذَا رَكِبُوا۟ فِى ٱلْفُلْكِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ إِذَا هُمْ يُشْرِكُونَ

Kelime kelime

فَإِذَا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
رَكِبُوا۟
bindikleri
Fiil
Kök: ركب
Dilbilgisi (i'rab)
رَكِبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
gemiye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْفُلْكِ
gemi
İsim
Kök: فلك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فُلْكِİsimeril، mecrûr (genitif)
دَعَوُا۟
yalvarırlar
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دَعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وُا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
مُخْلِصِينَ
halis kılarak
İsim
Kök: خلص
Dilbilgisi (i'rab)
مُخْلِصِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
لَهُ
yalnız O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلدِّينَ
dini
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دِّينَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فَلَمَّا
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
نَجَّىٰهُمْ
onları salimen çıkarınca
Fiil
Kök: نجو
Dilbilgisi (i'rab)
نَجَّىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَى
karaya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْبَرِّ
karanın
İsim
Kök: برر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَرِّİsimeril، mecrûr (genitif)
إِذَا
hemen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاEdatmüfâcee (sürpriz)
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
يُشْرِكُونَ
ortak koşarlar
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
يُشْرِكُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar; ama Allah onları karaya çıkararak kurtarınca, kendilerine verdiği nimete nankörlük ederek O'na hemen eş koşarlar. Zevklensinler bakalım, yakında bileceklerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Baksana, gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlasla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları salimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na özgü kılarak Allah’a yalvarırlar. Fakat onları karaya kurtarınca (çıkarınca), bir de bakarsın ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (Allah’a) ortak koşmaktadırlar. (Bir süre daha) yararlansınlar (bakalım)! İleride (gerçeği) bilecekler!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Now, if they embark on a boat, they call on Allah, making their devotion sincerely (and exclusively) to Him; but when He has delivered them safely to (dry) land, behold, they give a share (of their worship to others)!-

A. Yusuf Alipublic-domain

Whenever they go on board a ship they call on God, and dedicate their faith to Him alone, but once He has delivered them safely back to land, see how they ascribe partners to Him!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when they mount upon the ships they pray to Allah, making their faith pure for Him only, but when He bringeth them safe to land, behold! they ascribe partners (unto Him),

M. Pickthallpublic-domain

And when they board a ship, they supplicate Allāh, sincere to Him in religion [i.e., faith and hope]. But when He delivers them to the land, at once they associate others with Him

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإذا ركب الكفار السفن في البحر، وخافوا الغرق، وحَّدوا الله، وأخلصوا له في الدعاء حال شدتهم، فلما نجَّاهم إلى البر، وزالت عنهم الشدة، عادوا إلى شركهم، إنهم بهذا يتناقضون، يوحِّدون الله ساعة الشدة، ويشركون به ساعة الرخاء. وشِرْكهم بعد نعمتنا عليهم بالنجاة من البحر؛ ليكونَ عاقبته الكفر بما أنعمنا عليهم في أنفسهم وأموالهم، وليكملوا تمتعهم في هذه الدنيا، فسوف يعلمون فساد عملهم، وما أعدَّه الله لهم من عذاب أليم يوم القيامة. وفي ذلك تهديد ووعيد لهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?