← Sure 3

3:66

هَـٰٓأَنتُمْ هَـٰٓؤُلَآءِ حَـٰجَجْتُمْ فِيمَا لَكُم بِهِۦ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَآجُّونَ فِيمَا لَيْسَ لَكُم بِهِۦ عِلْمٌ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Kelime kelime

هَٰٓأَنتُمْ
işte siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰٓEdatATT، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
هَٰٓؤُلَآءِ
böylesiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰٓEdatATT، ön ek
ؤُلَآءِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
حَٰجَجْتُمْ
tartışıyorsunuz
Fiil
Kök: حجج
Dilbilgisi (i'rab)
حَٰجَجْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِيمَا
olan şey
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
مَاİsimism-i mevsûl
لَكُم
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
بِهِۦ
onun (hakkında)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
عِلْمٌ
biraz bilginiz
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَلِمَ
ama neden?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَİsimsoru
تُحَآجُّونَ
tartışıyorsunuz
Fiil
Kök: حجج
Dilbilgisi (i'rab)
تُحَآجُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِيمَا
hakkında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
مَاİsimism-i mevsûl
لَيْسَ
olmayan
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
لَيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُم
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
بِهِۦ
onun (hakkında)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
عِلْمٌ
bilginiz
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
يَعْلَمُ
bilir
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَأَنتُمْ
ve siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
لَا
bilmezsiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تَعْلَمُونَ
bileceksiniz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Siz, hadi bilginiz olan şey üzerinde tartışanlarsınız. Ama bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışırsınız? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İşte siz böylesiniz. Haydi biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız, ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İşte siz böyle kişilersiniz! Hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız (da), hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Ah! Ye are those who fell to disputing (Even) in matters of which ye had some knowledge! but why dispute ye in matters of which ye have no knowledge? It is Allah Who knows, and ye who know not!

A. Yusuf Alipublic-domain

You argue about some things of which you have some knowledge, but why do you argue about things of which you know nothing? God knows and you do not.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! ye are those who argue about that whereof ye have some knowledge: Why then argue ye concerning that whereof ye have no knowledge? Allah knoweth. Ye know not.

M. Pickthallpublic-domain

Here you are - those who have argued about that of which you have [some] knowledge, but why do you argue about that of which you have no knowledge? And Allāh knows, while you know not.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ها أنتم يا هؤلاء جادلتم رسول الله محمدًا صلى الله عليه وسلم فيما لكم به علم مِن أمر دينكم، مما تعتقدون صحته في كتبكم، فلِمَ تجادلون فيما ليس لكم به علم من أمر إبراهيم؟ والله يعلم الأمور على خفائها، وأنتم لا تعلمون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular