← Sure 3

3:99

قُلْ يَـٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَـٰبِ لِمَ تَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ مَنْ ءَامَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَأَنتُمْ شُهَدَآءُ ۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَـٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
يَٰٓأَهْلَ
Ey ehli
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَهْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْكِتَٰبِ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبِİsimeril، mecrûr (genitif)
لِمَ
niçin?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَİsimsoru
تَصُدُّونَ
çevirmeğe çalışıyorsunuz
Fiil
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
تَصُدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَن
yolundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مَنْ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimism-i mevsûl
ءَامَنَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
تَبْغُونَهَا
göstermeğe yeltenerek
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
تَبْغُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
عِوَجًا
eğri
İsim
Kök: عوج
Dilbilgisi (i'rab)
عِوَجًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَأَنتُمْ
ve siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
شُهَدَآءُ
(gerçeğe) tanık olduğunuz halde
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شُهَدَآءُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
وَمَا
değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِغَٰفِلٍ
habersiz
İsim
Kök: غفل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
غَٰفِلٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَمَّا
yaptıklarınızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

De ki: "Ey Kitap ehli! Siz doğru olduğuna şahidken, niçin inananları Allah'ın yolunu eğri göstermeğe yeltenerek ondan çeviriyorsunuz? Allah işlediklerinizden gafil değildir".

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz hâlde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Ey kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz hâlde onu (Allah’ın yolunu) eğri göstermeye yeltenerek iman edenleri niçin Allah’ın yolundan engelliyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "O ye People of the Book! Why obstruct ye those who believe, from the path of Allah, Seeking to make it crooked, while ye were yourselves witnesses (to Allah's Covenant)? but Allah is not unmindful of all that ye do."

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘People of the Book, why do you turn the believers away from God’s path and try to make it crooked, when you yourselves [should be] witnesses to the [truth]? God is not heedless of anything you do.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: O People of the Scripture! Why drive ye back believers from the way of Allah, seeking to make it crooked, when ye are witnesses (to Allah's guidance)? Allah is not unaware of what ye do.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "O People of the Scripture, why do you avert from the way of Allāh those who believe, seeking to make it [seem] deviant, while you are witnesses [to the truth]? And Allāh is not unaware of what you do."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لليهود والنصارى: لِمَ تمنعون من الإسلام من يريد الدخول فيه تطلبون له زيغًا وميلا عن القصد والاستقامة، وأنتم تعلمون أن ما جئتُ به هو الحق؟ وما الله بغافل عما تعملون، وسوف يجازيكم على ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?