← Sure 38

38:39

هَـٰذَا عَطَآؤُنَا فَٱمْنُنْ أَوْ أَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍ

Kelime kelime

هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
عَطَآؤُنَا
bizim ihsanımızdır
İsim
Kök: عطو
Dilbilgisi (i'rab)
عَطَآؤُİsimeril، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فَٱمْنُنْ
artık dilediğine ver
Fiil
Kök: منن
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱمْنُنْFiilemir، 2. tekil eril
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
أَمْسِكْ
verme
Fiil
Kök: مسك
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْسِكْFiilemir، 2. tekil eril
بِغَيْرِ
yoktur
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
غَيْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
حِسَابٍ
hesabı
İsim
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
حِسَابٍİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"İşte Bizim bağışımız budur; ister ver, ister tut, hesapsızdır." dedik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"İşte bu, bizim ihsanımızdır. Artık sen dilersen başkalarına ver veya verme. Bundan hesaba çekilmeyeceksin" dedik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bütün bu (verdiklerimiz ona) lütfumuzdur. “İster (dilediğine) ver (serbest bırak); ister hesapsız bir şekilde (elinde) tut!” (demiştik).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Such are Our Bounties: whether thou bestow them (on others) or withhold them, no account will be asked."

A. Yusuf Alipublic-domain

‘This is Our gift, so give or withhold as you wish without account.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(Saying): This is Our gift, so bestow thou, or withhold, without reckoning.

M. Pickthallpublic-domain

[We said], "This is Our gift, so grant or withhold without account."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وسخَّرنا له الشياطين يستعملهم في أعماله: فمنهم البناؤون والغوَّاصون في البحار، وآخرون، وهم مردة الشياطين، موثوقون في الأغلال. هذا المُلْك العظيم والتسخير الخاص عطاؤنا لك يا سليمان، فأعط مَن شئت وامنع مَن شئت، لا حساب عليك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?