← Sure 4

4:150

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيُرِيدُونَ أَن يُفَرِّقُوا۟ بَيْنَ ٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍ وَيُرِيدُونَ أَن يَتَّخِذُوا۟ بَيْنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
okimseler ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَكْفُرُونَ
inkar ederler
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱللَّهِ
Allah'ı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَرُسُلِهِۦ
ve elçilerini;
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رُسُلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَيُرِيدُونَ
ve isterler
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَن
ayırmak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُفَرِّقُوا۟
ayırım yapmadılar
Fiil
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
يُفَرِّقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَيْنَ
arasını
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَرُسُلِهِۦ
ile elçilerinin
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رُسُلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَيَقُولُونَ
ve derler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نُؤْمِنُ
inanırız
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
نُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
بِبَعْضٍ
kimine
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَنَكْفُرُ
ve inkar ederiz
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
بِبَعْضٍ
kimini
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَيُرِيدُونَ
ve isterler
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَن
tutmak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَتَّخِذُوا۟
edinmeyen(leri)
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَّخِذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَيْنَ
arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ذَٰلِكَ
bunun (ikisinin)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
سَبِيلًا
bir yol
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar, Allah'ı ve peygamberlerini inkâr ederler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler. "Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz" derler. Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’ı ve elçilerini inkâr edenler ve Allah ile elçilerini birbirinden ayırmak isteyerek “Bir kısmına iman ederiz; bir kısmını inkâr ederiz!” deyip (iman ile küfür)

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those who deny Allah and His messengers, and (those who) wish to separate Allah from His messengers, saying: "We believe in some but reject others": And (those who) wish to take a course midway,-

A. Yusuf Alipublic-domain

As for those who ignore God and His messengers and want to make a distinction between them, saying, ‘We believe in some but not in others,’ seeking a middle way,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! those who disbelieve in Allah and His messengers, and seek to make distinction between Allah and His messengers, and say: We believe in some and disbelieve in others, and seek to choose a way in between;

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, those who disbelieve in Allāh and His messengers and wish to discriminate between Allāh and His messengers and say, "We believe in some and disbelieve in others," and wish to adopt a way in between -

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذين يكفرون بالله ورسله من اليهود والنصارى، ويريدون أن يفرقوا بين الله ورسله بأن يؤمنوا بالله ويكذبوا رسله الذين أرسلهم إلى خلقه، أو يعترفوا بصدق بعض الرسل دون بعض، ويزعموا أنَّ بعضهم افتروا على ربِّهم، ويريدون أن يتخذوا طريقًا إلى الضلالة التي أحدثوها والبدعة التي ابتدعوها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?