← Sure 42

42:38

وَٱلَّذِينَ ٱسْتَجَابُوا۟ لِرَبِّهِمْ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَمْرُهُمْ شُورَىٰ بَيْنَهُمْ وَمِمَّا رَزَقْنَـٰهُمْ يُنفِقُونَ

Kelime kelime

وَٱلَّذِينَ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱسْتَجَابُوا۟
çağrısına gelirler
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَجَابُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِرَبِّهِمْ
Rablerinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَقَامُوا۟
ve kılarlar
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَقَامُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلصَّلَوٰةَ
namazı
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّلَوٰةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَأَمْرُهُمْ
ve işleri
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَمْرُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
شُورَىٰ
danışma iledir
İsim
Kök: شور
Dilbilgisi (i'rab)
شُورَىٰİsimeril، merfû (nominatif)
بَيْنَهُمْ
aralarında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمِمَّا
şeylerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِEdatharf-i cer (edat)
مَّاİsimism-i mevsûl
رَزَقْنَٰهُمْ
kendilerini rızıklandırdığımız
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
رَزَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يُنفِقُونَ
infak ederler
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
يُنفِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Size verilen herhangi bir şey, sadece dünya hayatının bir geçimliğidir. Allah katında olan; inanıp Rablerine güvenen, büyük günahlardan ve hayasızlıklardan çekinen, öfkelendiklerinde bile bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namaz kılanlar için daha iyi ve daha süreklidir. Onların işleri aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarfederler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar, Rablerinin davetini kabul ederler ve namazı dosdoğru kılarlar. Onların işleri de kendi aralarında bir istişare iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan onlar Allah yolunda harcarlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar Rablerinin çağrısına cevap verirler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da infak ederler (verirler).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those who hearken to their Lord, and establish regular Prayer; who (conduct) their affairs by mutual Consultation; who spend out of what We bestow on them for Sustenance;

A. Yusuf Alipublic-domain

respond to their Lord; keep up the prayer; conduct their affairs by mutual consultation; give to others out of what We have provided for them;

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And those who answer the call of their Lord and establish worship, and whose affairs are a matter of counsel, and who spend of what We have bestowed on them,

M. Pickthallpublic-domain

And those who have responded to their Lord and established prayer and whose affair is [determined by] consultation among themselves, and from what We have provided them, they spend,

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين استجابوا لربهم حين دعاهم إلى توحيده وطاعته، وأقاموا الصلاة المفروضة بحدودها في أوقاتها، وإذا أرادوا أمرًا تشاوروا فيه، ومما أعطيناهم من الأموال يتصدقون في سبيل الله، ويؤدون ما فرض الله عليهم من الحقوق لأهلها من زكاة ونفقة وغير ذلك من وجوه الإنفاق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?