← Sure 42

42:47

ٱسْتَجِيبُوا۟ لِرَبِّكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ ۚ مَا لَكُم مِّن مَّلْجَإٍ يَوْمَئِذٍ وَمَا لَكُم مِّن نَّكِيرٍ

Kelime kelime

ٱسْتَجِيبُوا۟
uyun
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتَجِيبُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لِرَبِّكُم
Rabbinize
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّن
önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
أَن
gelmezden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَأْتِىَ
gelmesini
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْتِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
يَوْمٌ
bir gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّا
mümkün olmayan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
مَرَدَّ
geri çevrilmesi
İsim
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
مَرَدَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
لَهُۥ
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
مِنَ
Allahtan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
لَكُم
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
مَّلْجَإٍ
sığınacak yer
İsim
Kök: لجأ
Dilbilgisi (i'rab)
مَّلْجَإٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَوْمَئِذٍ
o gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı
ئِذٍİsimzaman zarfı
وَمَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
لَكُم
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
نَّكِيرٍ
inkar
İsim
Kök: نكر
Dilbilgisi (i'rab)
نَّكِيرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Allah katından, geri çevrilemeyecek günün gelmesinden önce Rabbinizin çağrısına cevap verin. O gün hiçbirinize sığınacak yer bulunmaz, inkar de edemezsiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah tarafından, geri çevrilemeyecek kıyamet günü gelmeden önce, Rabbinizin davetine uyun, çünkü o gün, sizin için sığınacak bir yer yoktur ve siz inkâr da edemezsiniz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’tan geri döndürülmesi imkânsız olan bir gün gelmeden önce Rabbiniz(in çağrısına) uyun! O gün, sizin için sığınak yoktur; (yapıp ettiklerinizden) hiçbirini inkâr da edemezsiniz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Hearken ye to your Lord, before there come a Day which there will be no putting back, because of (the Ordainment of) Allah! that Day there will be for you no place of refuge nor will there be for you any room for denial (of your sins)!

A. Yusuf Alipublic-domain

So [people] respond to your Lord before there comes a Day that cannot, against God’s will, be averted- you will have no refuge on that Day, and no possibility of denying [your sins].

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Answer the call of your Lord before there cometh unto you from Allah a Day which there is no averting. Ye have no refuge on that Day, nor have a ye any (power of) refusal.

M. Pickthallpublic-domain

Respond to your Lord before a Day comes from Allāh of which there is no repelling. No refuge will you have that Day, nor for you will there be any denial.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

استجيبوا لربكم- أيها الكافرون- بالإيمان والطاعة من قبل أن يأتي يوم القيامة، الذي لا يمكن رده، ما لكم من ملجأ يومئذ ينجيكم من العذاب، ولا مكان يستركم، وتتنكرون فيه. وفي الآية دليل على ذم التسويف، وفيها الأمر بالمبادرة إلى كل عمل صالح يعرض للعبد، فإن للتأخير آفات وموانع.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular