← Sure 43

43:20

وَقَالُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱلرَّحْمَـٰنُ مَا عَبَدْنَـٰهُم ۗ مَّا لَهُم بِذَٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِنْ هُمْ إِلَّا يَخْرُصُونَ

Kelime kelime

وَقَالُوا۟
ve dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَوْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْEdatşart
شَآءَ
dileseydi
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلرَّحْمَٰنُ
Rahman
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
مَا
biz onlara tapmazdık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
عَبَدْنَٰهُم
kulluk edin
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عَبَدْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَّا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاEdatolumsuzluk
لَهُم
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
بِذَٰلِكَ
bu hususta
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
مِنْ
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِلْمٍ
bilgileri
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِنْ
onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنْEdatolumsuzluk
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
إِلَّا
sadece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
يَخْرُصُونَ
saçmalıyorlar
Fiil
Kök: خرص
Dilbilgisi (i'rab)
يَخْرُصُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

"Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz bunlara kulluk etmezdik" derler. Buna dair bir bilgileri yoktur; onlar sadece vehimde bulunuyorlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar: "Eğer Rahman olan, Allah dileseydi, biz o meleklere tapmazdık." dediler. Onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Dediler ki: “Rahmân dileseydi, biz onlara tapmazdık.” Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Onlar yalandan başka bir şey söylemeyenlerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

("Ah!") they say, "If it had been the will of (Allah) Most Gracious, we should not have worshipped such (deities)!" Of that they have no knowledge! they do nothing but lie!

A. Yusuf Alipublic-domain

They say, ‘If the Lord of Mercy had willed it, we would not have worshipped them,’ but they do not know that- they are only guessing-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they say: If the Beneficent One had (so) willed, we should not have worshipped them. They have no knowledge whatsoever of that. They do but guess.

M. Pickthallpublic-domain

And they said, "If the Most Merciful had willed, we would not have worshipped them." They have of that no knowledge. They are not but misjudging.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال هؤلاء المشركون من قريش: لو شاء الرحمن ما عبدنا أحدًا من دونه، وهذه حجة باطلة، فقد أقام الله الحجة على العباد بإرسال الرسل وإنزال الكتب، فاحتجاجهم بالقضاء والقَدَر مِن أبطل الباطل مِن بعد إنذار الرسل لهم. ما لهم بحقيقة ما يقولون مِن ذلك مِن علم، وإنما يقولونه تخرُّصًا وكذبًا؛ لأنه لا خبر عندهم من الله بذلك ولا برهان.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?