← Sure 44

44:53

يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ

Kelime kelime

يَلْبَسُونَ
giysiler giyerler
Fiil
Kök: لبس
Dilbilgisi (i'rab)
يَلْبَسُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
ince ipekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
سُندُسٍ
ince ipekten
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
سُندُسٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَإِسْتَبْرَقٍ
ve parlak atlastan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِسْتَبْرَقٍİsimnekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّتَقَٰبِلِينَ
karşılıklı otururlar
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
مُّتَقَٰبِلِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Karşılıklı oturarak ince ipek ve parlak atlastan giyinecekler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Dressed in fine silk and in rich brocade, they will face each other;

A. Yusuf Alipublic-domain

clothed in silk and fine brocade, facing one another:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Attired in silk and silk embroidery, facing one another.

M. Pickthallpublic-domain

Wearing [garments of] fine silk and brocade, facing each other.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يَلْبَسون ما رَقَّ من الديباج وما غَلُظَ منه، يقابل بعضهم بعضًا بالوجوه، ولا ينظر بعضهم في قفا بعض، يدور بهم مجلسهم حيث داروا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution