← Sure 45

45:32

وَإِذَا قِيلَ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱلسَّاعَةُ لَا رَيْبَ فِيهَا قُلْتُم مَّا نَدْرِى مَا ٱلسَّاعَةُ إِن نَّظُنُّ إِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِنِينَ

Kelime kelime

وَإِذَا
ve zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
قِيلَ
dendiği
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قِيلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
وَعْدَ
va'di
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعْدَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
حَقٌّ
gerçektir
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
حَقٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَٱلسَّاعَةُ
ve sa'atte
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّاعَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
لَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
رَيْبَ
şüphe
İsim
Kök: ريب
Dilbilgisi (i'rab)
رَيْبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فِيهَا
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
قُلْتُم
demiştiniz
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّا
bilmiyoruz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاEdatolumsuzluk
نَدْرِى
bilmem
Fiil
Kök: دري
Dilbilgisi (i'rab)
نَدْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مَا
nedir
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
ٱلسَّاعَةُ
Sa'at
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّاعَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
إِن
(hayır)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatolumsuzluk
نَّظُنُّ
sanıyoruz ki
Fiil
Kök: ظنن
Dilbilgisi (i'rab)
نَّظُنُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
إِلَّا
sadece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ظَنًّا
bir kuruntudur
İsim
Kök: ظنن
Dilbilgisi (i'rab)
ظَنًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمَا
ve değiliz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
نَحْنُ
biz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
بِمُسْتَيْقِنِينَ
inananlardan
İsim
Kök: يقن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مُسْتَيْقِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Doğrusu Allah'ın verdiği söz gerçektir, kıyamet saati şüphe götürmez" dendiği zaman: "Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, yalnız yoktur sanıyoruz, buna dair kesin bir bilgi elde etmiş değiliz" derdiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'ın vaadi gerçektir. "O kıyâmetin geleceğinde şüphe yoktur." denildiğinde "Kıyamet nedir bilmiyoruz." Yalnız bir zandan ibârettir sanıyoruz. Fakat bu hususta kesin bir bilgimiz yok." derdiniz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Onlara) “Allah’ın vaadi gerçektir; o (Son) Saat’te de hiçbir şüphe yoktur.” dendiği zaman, “O (Son) Saat’in ne olduğunu bilmiyoruz; (o konuda) sadece zanda bulunuyoruz; asla ikna edilmiş değiliz!” demiştiniz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"And when it was said that the promise of Allah was true, and that the Hour- there was no doubt about its (coming), ye used to say, 'We know not what is the hour: we only think it is an idea, and we have no firm assurance.'"

A. Yusuf Alipublic-domain

When it was said to you, “God’s promise is true: there is no doubt about the Hour,” did you not reply, “We know nothing of the Hour. This is only conjecture in our opinion. We are not convinced”?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when it was said: Lo! Allah's promise is the truth, and there is no doubt of the Hour's coming, ye said: We know not what the Hour is. We deem it naught but a conjecture, and we are by no means convinced.

M. Pickthallpublic-domain

And when it was said, 'Indeed, the promise of Allāh is truth and the Hour [is coming] - no doubt about it,' you said, 'We know not what is the Hour. We assume only assumption, and we are not convinced.'"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا قيل لكم: إن وعد الله ببعث الناس من قبورهم حق، والساعة لا شك فيها، قلتم: ما ندري ما الساعة؟ وما نتوقع وقوعها إلا توهمًا، وما نحن بمتحققين أن الساعة آتية.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular