← Sure 57

57:23

لِّكَيْلَا تَأْسَوْا۟ عَلَىٰ مَا فَاتَكُمْ وَلَا تَفْرَحُوا۟ بِمَآ ءَاتَىٰكُمْ ۗ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ

Kelime kelime

لِّكَيْلَا
için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
كَيْلَاEdatolumsuzluk
تَأْسَوْا۟
üzülmemeniz
Fiil
Kök: أسو
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْسَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
مَا
şey
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
فَاتَكُمْ
elinizden çıkan
Fiil
Kök: فوت
Dilbilgisi (i'rab)
فَاتَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَفْرَحُوا۟
şımarmamanız (için)
Fiil
Kök: فرح
Dilbilgisi (i'rab)
تَفْرَحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِمَآ
şey ile
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
ءَاتَىٰكُمْ
size verdiği
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَا
sevmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُحِبُّ
sever
Fiil
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
يُحِبُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُلَّ
hiçbirini
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
مُخْتَالٍ
kendini beğenenleri
İsim
Kök: خيل
Dilbilgisi (i'rab)
مُخْتَالٍİsimnekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
فَخُورٍ
övünenleri
İsim
Kök: فخر
Dilbilgisi (i'rab)
فَخُورٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Bu, kaybettiğinize üzülmemeniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmamanız içindir. Allah, kendini beğenip öğünen hiç kimseyi sevmez;

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Böylece elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve (Allah’ın) size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (Allah bu kanunu belirlemiştir). Allah kendini beğenmiş övünüp duranları sevmez.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

In order that ye may not despair over matters that pass you by, nor exult over favours bestowed upon you. For Allah loveth not any vainglorious boaster,-

A. Yusuf Alipublic-domain

so you need not grieve for what you miss or gloat over what you gain. God does not love the conceited, the boastful,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

That ye grieve not for the sake of that which hath escaped you, nor yet exult because of that which hath been given. Allah loveth not all prideful boasters,

M. Pickthallpublic-domain

In order that you not despair over what has eluded you and not exult [in pride] over what He has given you. And Allāh does not like everyone self-deluded and boastful -

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لكي لا تحزنوا على ما فاتكم من الدنيا، ولا تفرحوا بما آتاكم فرحَ بطر وأشر. والله لا يحب كل متكبر بما أوتي من الدنيا فخور به على غيره. هؤلاء المتكبرون هم الذين يبخلون بمالهم، ولا ينفقونه في سبيل الله، ويأمرون الناس بالبخل بتحسينه لهم. ومن يتولَّ عن طاعة الله لا يضر إلا نفسه، ولن يضر الله شيئًا، فإن الله هو الغني عن خلقه، الحميد الذي له كل وصف حسن كامل، وفعل جميل يستحق أن يحمد عليه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular