← Kök sözlüğü
خيل

kendini beğenenleri

9 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

9
Geçiş
3
Lemma
8
Biçim
9
Sure

Klasik sözlük

خيل

الخيال: أصله الصورة المجردة كالصورة المتصورة في المنام، وفي المرآة وفي القلب بعيد غيبوبة المرئي، ثم تستعمل في صورة كل أمر متصور، وفي كل شخص دقيق يجري مجرى الخيال، والتخييل: تصوير خيال الشيء في النفس، والتخيل: تصور ذلك، وخلت بمعنى ظننت، يقال اعتبارا بتصور خيال المظنون. ويقال خيلت السماء: أبدت خيالا للمطر، وفلان مخيل بكذا، أي: خليق. وحقيقته: أنه مظهر خيال ذلك. والخيلاء: التكبر عن تخيل فضيلة تراءت للإنسان من نفسه، ومنها يتأول لفظ الخيل لما قيل: إنه لا يركب أحد فرسا إلا وجد في نفسه نخوة، والخيل في الأصل اسم للأفراس والفرسان جميعا، وعلى ذلك قوله تعالى: ومن رباط الخيل [الأنفال/ 60]، ويستعمل في كل واحد منهما منفردا نحو ما روي: (يا خيل الله اركبي) ، فهذا للفرسان، و# قوله (عليه السلام): «عفوت لكم عن صدقة الخيل» يعني الأفراس. والأخيل: الشقراق ، لكونه متلونا فيختال في كل وقت أن له لونا غير اللون الأول، ولذلك قيل: 153- كأبي براقش كل لو %~% ن لونه يتخيل

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

el-Hayâl: Aslı, soyut surettir; rüyada, aynada ve görülen şeyin gözden kaybolmasının ardından kalpte tasavvur edilen suret gibi. Sonra tasavvur edilen her şeyin sureti için ve hayal gibi (hayal mecrasında) akan her ince, belirsiz şahıs için kullanılır. et-Tahyîl: Bir şeyin hayalini nefiste (zihinde) canlandırmak, resmetmek. et-Tehayyül: Bunu tasavvur etmek. "Hiltu" (sandım) "zannettim" anlamındadır; zannedilen şeyin hayalini tasavvur etme itibarıyla (bu anlamda) söylenir. "Hayyeleti's-semâ" denir: Gök, yağmur için bir belirti (hayal, emare) gösterdi. "Falanca şuna mühîldir" yani: (Ona) layıktır, uygundur (halîk). Bunun hakikati şudur: O (kişi), bunun hayalini (emaresini) gösterendir. el-Huyelâ (kibir, kurum): İnsanın kendi nefsinde beliren bir üstünlüğü hayal etmesinden doğan büyüklenmedir. el-Hayl (atlar) lafzı da bundan yorumlanır; çünkü denilmiştir ki: Kim bir ata binerse mutlaka içinde bir gurur, kibir (nahve) bulur. el-Hayl aslında hem atlar (efrâs) hem de atlılar, süvariler (fürsân) için birlikte kullanılan bir isimdir. Buna göre Yüce Allah'ın şu sözü (böyledir): "Ve atların bağlanıp beslenmesinden (ribâti'l-hayl)" [8:60]. İkisinden her biri için ayrı ayrı da kullanılır; rivayet edilen "Ey Allah'ın süvarileri (hayl), binin!" sözü gibi ki bu, atlılar (fürsân) içindir; ve onun (aleyhisselam) "Atların (hayl) zekâtını size bağışladım" sözünde olduğu gibi ki bununla atları (efrâs) kastetmektedir. el-Ahyel: (Alaca renkli) ağaçkakan kuşu (şıkırâk); renkli, alaca olduğu için, her an ilk renginden başka bir renge sahipmiş gibi (görünür, hayale kapılır). Bunun için şöyle denilmiştir: 153- Ebû Berâkış gibi; her ren- %~% -ginde onun rengi hayale bürünür (değişip durur).

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 3

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

خَيْلİsimve atları5
مُخْتالİsimkendini beğenenleri3
يُخَيَّلُFiilgibi görünüyor1

Türevler · 8

مُخْتَالٍ
kendini beğenenleri
2
خَيْلٍ
atlar
1
وَٱلْخَيْلِ
ve atlardan
1
مُخْتَالًا
kendini beğenenleri
1
بِخَيْلِكَ
atlılarınla
1
ٱلْخَيْلِ
atlar
1
يُخَيَّلُ
gibi görünüyor
1
وَٱلْخَيْلَ
ve atları
1

Geçişler