← Sure 59

59:8

لِلْفُقَرَآءِ ٱلْمُهَـٰجِرِينَ ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَـٰرِهِمْ وَأَمْوَٰلِهِمْ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًا وَيَنصُرُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلصَّـٰدِقُونَ

Kelime kelime

لِلْفُقَرَآءِ
fakirler içindir
İsim
Kök: فقر
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
فُقَرَآءِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلْمُهَٰجِرِينَ
hicret eden
İsim
Kök: هجر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُهَٰجِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)، sıfat
ٱلَّذِينَ
çıkarılan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أُخْرِجُوا۟
çıkarıldılar
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
أُخْرِجُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
yurtlarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دِيَٰرِهِمْ
yurdu
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
دِيَٰرِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَمْوَٰلِهِمْ
ve mallarından
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَمْوَٰلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَبْتَغُونَ
ararlar
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْتَغُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَضْلًا
bir lutuf
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
Allahdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَرِضْوَٰنًا
ve rızasını
İsim
Kök: رضو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رِضْوَٰنًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَيَنصُرُونَ
ve yardım ederler
Fiil
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَنصُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَرَسُولَهُۥٓ
ve Elçisine
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَسُولَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
هُمُ
onlardır
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمُİsimzamir، 3. çoğul eril
ٱلصَّٰدِقُونَ
doğru olanlar
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰدِقُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Allah'ın verdiği bu ganimet malları bilhassa; yurtlarından ve mallarından edilmiş olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden muhacir fakirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir de göç eden fakirlere aittir ki yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır, Allah'ın lütuf ve rızasını ararlar; Allah'a ve Resulüne yardım ederler. İşte doğru olanlar onlardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Bu ganimet malları), yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah’tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah’(ın dinin)e ve Elçisine yardım eden muhacir fakirlerindir. İşte doğru olanlar sadece bunlardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(Some part is due) to the indigent Muhajirs, those who were expelled from their homes and their property, while seeking Grace from Allah and (His) Good Pleasure, and aiding Allah and His Messenger: such are indeed the sincere ones:-

A. Yusuf Alipublic-domain

The poor emigrants who were driven from their homes and possessions, who seek God’s favour and approval, those who help God and His Messenger- these are the ones who are true- [shall have a share].

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (it is) for the poor fugitives who have been driven out from their homes and their belongings, who seek bounty from Allah and help Allah and His messenger. They are the loyal.

M. Pickthallpublic-domain

For the poor emigrants who were expelled from their homes and their properties, seeking bounty from Allāh and [His] approval and supporting [the cause of] Allāh and His Messenger, [there is also a share]. Those are the truthful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكذلك يُعطى من المال الذي أفاءه الله على رسوله الفقراء المهاجرون، الذين اضطرهم كفار "مكة" إلى الخروج من ديارهم وأموالهم يطلبون من الله أن يتفضل عليهم بالرزق في الدنيا والرضوان في الآخرة، وينصرون دين الله ورسوله بالجهاد في سبيل الله، أولئك هم الصادقون الذين صدَّقوا قولهم بفعلهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?