← Sure 6

6:50

قُل لَّآ أَقُولُ لَكُمْ عِندِى خَزَآئِنُ ٱللَّهِ وَلَآ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ وَلَآ أَقُولُ لَكُمْ إِنِّى مَلَكٌ ۖ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ ۚ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ ۚ أَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ

Kelime kelime

قُل
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلFiilemir، 2. tekil eril
لَّآ
ben demiyorum
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّآEdatolumsuzluk
أَقُولُ
demiyorum
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
أَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
عِندِى
yanımdadır
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmekân zarfı
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
خَزَآئِنُ
hazineleri
İsim
Kök: خزن
Dilbilgisi (i'rab)
خَزَآئِنُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلَآ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَآEdatolumsuzluk
أَعْلَمُ
bilmem
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
ٱلْغَيْبَ
gaybı
İsim
Kök: غيب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَيْبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَلَآ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَآEdatolumsuzluk
أَقُولُ
demiyorum
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
أَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
إِنِّى
ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
مَلَكٌ
meleğim
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
مَلَكٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
إِنْ
ben uyuyorum
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنْEdatolumsuzluk
أَتَّبِعُ
ben uymuyorum
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
أَتَّبِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
إِلَّا
sadece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
مَا
şeye
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يُوحَىٰٓ
vahyolunan
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
يُوحَىٰٓFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَىَّ
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىَّEdatharf-i cer (edat)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
هَلْ
midir?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَلْEdatsoru
يَسْتَوِى
eşit
Fiil
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَوِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْأَعْمَىٰ
kör
İsim
Kök: عمي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَعْمَىٰİsimeril، merfû (nominatif)
وَٱلْبَصِيرُ
ve gören
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَصِيرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
أَفَلَا
düşünmüyor musunuz?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَتَفَكَّرُونَ
düşünürsünüz
Fiil
Kök: فكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَفَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

De ki: "Size Allah'ın hazineleri elimdedir, demiyorum; gaybı da bilmiyorum; size, ben meleğim demiyorum, ben ancak bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Görenle görmeyen bir midir? Düşünmüyor musunuz?"

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Ben size ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Gaybı (bilinemeyeni) de bilmem. Size ‘Şüphesiz ki ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymuyorum.” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "I tell you not that with me are the treasures of Allah, nor do I know what is hidden, nor do I tell you I am an angel. I but follow what is revealed to me." Say: "can the blind be held equal to the seeing?" Will ye then consider not?

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘I do not have the treasures of God, nor do I know the unseen, nor do I tell you that I am an angel. I only follow what is revealed to me.’ Say, ‘Is a blind person like one who can see? Why will you not reflect?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say (O Muhammad, to the disbelievers): I say not unto you (that) I possess the treasures of Allah, nor that I have knowledge of the Unseen; and I say not unto you: Lo! I am an angel. I follow only that which is inspired in me. Say: Are the blind man and the seer equal? Will ye not then take thought?

M. Pickthallpublic-domain

Say, [O Muḥammad], "I do not tell you that I have the depositories [containing the provision] of Allāh or that I know the unseen, nor do I tell you that I am an angel. I only follow what is revealed to me." Say, "Is the blind equivalent to the seeing? Then will you not give thought?"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين: إني لا أدَّعي أني أملك خزائن السموات والأرض، فأتصرف فيها، ولا أدَّعي أني أعلم الغيب، ولا أدَّعي أني ملك، وإنما أنا رسول من عند الله، أتبع ما يوحى إليَّ، وأبلِّغ وحيه إلى الناس، قل -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين: هل يستوي الكافر الذي عَمِي عن آيات الله تعالى فلم يؤمن بها والمؤمن الذي أبصر آيات الله فآمن بها؟ أفلا تتفكرون في آيات الله؛ لتبصروا الحق فتؤمنوا به؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?