← Sure 72

72:28

لِّيَعْلَمَ أَن قَدْ أَبْلَغُوا۟ رِسَـٰلَـٰتِ رَبِّهِمْ وَأَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَأَحْصَىٰ كُلَّ شَىْءٍ عَدَدًۢا

Kelime kelime

لِّيَعْلَمَ
bilsin diye
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَعْلَمَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أَن
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
قَدْ
muhakkak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdattahkik (kad)
أَبْلَغُوا۟
duyurduklarını
Fiil
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْلَغُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رِسَٰلَٰتِ
risaletini
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رِسَٰلَٰتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
رَبِّهِمْ
Rablerinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَحَاطَ
ve kuşatmıştır
Fiil
Kök: حوط
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَحَاطَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِمَا
herşeyi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
لَدَيْهِمْ
onlarda bulunan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
لَدَيْİsimmekân zarfı
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَحْصَىٰ
ve saymıştır
Fiil
Kök: حصي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَحْصَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُلَّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَدَدًۢا
bir bir
İsim
Kök: عدد
Dilbilgisi (i'rab)
عَدَدًۢاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bilsin diye ki, onlar Rablerinin elçiliklerini yerine getirmişlerdir. Allah onlarda bulunan her şeyi kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ancak dilediği elçi(ler) bunun dışındadır. Rablerinin mesajlarını onların (meleklerin) tebliğ ettiğini bilsin diye, şüphesiz o (elçinin) önünden ve arkasından gözetleyici(ler) gönderir. (Allah) onların beraberinde bulunanı kuşatmış ve her şeyi bir bir sayıp kaydetmiştir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"That He may know that they have (truly) brought and delivered the Messages of their Lord: and He surrounds (all the mysteries) that are with them, and takes account of every single thing."

A. Yusuf Alipublic-domain

to ensure that each of His messengers delivers his Lord’s message: He knows all about them, and He takes account of everything.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

That He may know that they have indeed conveyed the messages of their Lord. He surroundeth all their doings, and He keepeth count of all things.

M. Pickthallpublic-domain

That he [i.e., Muḥammad (ﷺ)] may know that they have conveyed the messages of their Lord; and He has encompassed whatever is with them and has enumerated all things in number.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين: ما أدري أهذا العذاب الذي وُعدتم به قريب زمنه، أم يجعل له ربي مدة طويلة؟ وهو سبحانه عالم بما غاب عن الأبصار، فلا يظهر على غيبه أحدًا من خلقه، إلا من اختاره الله لرسالته وارتضاه، فإنه يُطلعهم على بعض الغيب، ويرسل من أمام الرسول ومن خلفه ملائكة يحفظونه من الجن؛ لئلا يسترقوه ويهمسوا به إلى الكهنة؛ ليعلم الرسول صلى الله عليه وسلم، أن الرسل قبله كانوا على مثل حاله من التبليغ بالحق والصدق، وأنه حُفظ كما حُفظوا من الجن، وأن الله سبحانه أحاط علمه بما عندهم ظاهرًا وباطنًا من الشرائع والأحكام وغيرها، لا يفوته منها شيء، وأنه تعالى أحصى كل شيء عددًا، فلم يَخْفَ عليه منه شيء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?