← Sure 9

9:25

لَقَدْ نَصَرَكُمُ ٱللَّهُ فِى مَوَاطِنَ كَثِيرَةٍ ۙ وَيَوْمَ حُنَيْنٍ ۙ إِذْ أَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنكُمْ شَيْـًٔا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ ٱلْأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُم مُّدْبِرِينَ

Kelime kelime

لَقَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
نَصَرَكُمُ
size yardım etmişti
Fiil
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
نَصَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
فِى
yerlerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
مَوَاطِنَ
bölgeler
İsim
Kök: وطن
Dilbilgisi (i'rab)
مَوَاطِنَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كَثِيرَةٍ
birçok
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
كَثِيرَةٍİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
وَيَوْمَ
ve gününde
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
حُنَيْنٍ
Huneyn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
حُنَيْنٍİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِذْ
hani
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
أَعْجَبَتْكُمْ
sizi böbürlendirmişti
Fiil
Kök: عجب
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْجَبَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَثْرَتُكُمْ
çokluğunuz
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
كَثْرَتُİsimdişil، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَلَمْ
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
تُغْنِ
sağlamamıştı
Fiil
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
تُغْنِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
عَنكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
شَيْـًٔا
hiçbir yarar
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَضَاقَتْ
ve dar gelmişti
Fiil
Kök: ضيق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ضَاقَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
عَلَيْكُمُ
başınıza
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْأَرْضُ
yeryüzü
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضُİsimdişil، merfû (nominatif)
بِمَا
rağmen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
رَحُبَتْ
bütün genişliğine
Fiil
Kök: رحب
Dilbilgisi (i'rab)
رَحُبَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
ثُمَّ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
وَلَّيْتُم
dönmüştünüz
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلَّيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مُّدْبِرِينَ
gerisin geri
İsim
Kök: دبر
Dilbilgisi (i'rab)
مُّدْبِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

And olsun ki Allah size birçok yerlerde, ve çokluğunuzun sizi böbürlendirdiği fakat bir faydası da olmadığı, yeryüzünün geniş olmasına rağmen size dar gelip de bozularak arkanıza döndüğünüz Huneyn gününde yardım etmişti.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İnkâr kabul etmez bir durumdur ki, Allah size birçok yerde yardım etti. Özellikle Huneyn Günü ki, o gün kendi çokluğunuz size güven vermişti de o gün size onun bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen başınıza dar gelmişti. Sonra da bozguna uğrayarak gerisin geri dönüp kaçmaya başlamıştınız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki Allah birçok yerde ve Huneyn gününde size yardım etmişti. Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, (fakat bu durum) sizden hiçbir (sıkıntıyı) gidermemişti.Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti; sonunda (bozulup) geri dönenler olarak yüz çevirmiştiniz (kaçmıştınız).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Assuredly Allah did help you in many battle-fields and on the day of Hunain: Behold! your great numbers elated you, but they availed you naught: the land, for all that it is wide, did constrain you, and ye turned back in retreat.

A. Yusuf Alipublic-domain

God has helped you [believers] on many battlefields, even on the day of the Battle of Hunayn. You were well pleased with your large numbers, but they were of no use to you: the earth seemed to close in on you despite its spaciousness, and you turned tail and fled.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Allah hath given you victory on many fields and on the day of Huneyn, when ye exulted in your multitude but it availed you naught, and the earth, vast as it is, was straitened for you; then ye turned back in flight;

M. Pickthallpublic-domain

Allāh has already given you victory in many regions and [even] on the day of Ḥunayn, when your great number pleased you, but it did not avail you at all, and the earth was confining for you with [i.e., in spite of] its vastness; then you turned back, fleeing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لقد أنزل الله نَصْرَه عليكم في مواقع كثيرة عندما أخذتم بالأسباب وتوكلتم على الله. ويوم غزوة (حنين) قلتم: لن نُغْلَبَ اليوم0 من قلة، فغرَّتكم الكثرة فلم تنفعكم، وظهر عليكم العدو فلم تجدوا ملجأً في الأرض الواسعة ففررتم منهزمين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?