← Sure 9

9:24

قُلْ إِن كَانَ ءَابَآؤُكُمْ وَأَبْنَآؤُكُمْ وَإِخْوَٰنُكُمْ وَأَزْوَٰجُكُمْ وَعَشِيرَتُكُمْ وَأَمْوَٰلٌ ٱقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَـٰرَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَـٰكِنُ تَرْضَوْنَهَآ أَحَبَّ إِلَيْكُم مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَجِهَادٍ فِى سَبِيلِهِۦ فَتَرَبَّصُوا۟ حَتَّىٰ يَأْتِىَ ٱللَّهُ بِأَمْرِهِۦ ۗ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَـٰسِقِينَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كَانَ
ise
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ءَابَآؤُكُمْ
babalarınız
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَابَآؤُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَبْنَآؤُكُمْ
ve oğullarınız
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَبْنَآؤُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَإِخْوَٰنُكُمْ
ve kardeşleriniz
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِخْوَٰنُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَزْوَٰجُكُمْ
ve eşleriniz
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَزْوَٰجُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَعَشِيرَتُكُمْ
ve hısım akrabanız
İsim
Kök: عشر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَشِيرَتُİsimdişil، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَمْوَٰلٌ
ve mallar
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَمْوَٰلٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
ٱقْتَرَفْتُمُوهَا
kazandığınız
Fiil
Kök: قرف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱقْتَرَفْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمُوİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَتِجَٰرَةٌ
ve ticaret(iniz)
İsim
Kök: تجر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تِجَٰرَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
تَخْشَوْنَ
korktuğunuz
Fiil
Kök: خشي
Dilbilgisi (i'rab)
تَخْشَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَسَادَهَا
düşmesinden
İsim
Kök: كسد
Dilbilgisi (i'rab)
كَسَادَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَمَسَٰكِنُ
ve konutlar
İsim
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَسَٰكِنُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
تَرْضَوْنَهَآ
hoşlandığınız
Fiil
Kök: رضو
Dilbilgisi (i'rab)
تَرْضَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
أَحَبَّ
daha sevgili (ise)
İsim
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَبَّİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
إِلَيْكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
Allahtan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَرَسُولِهِۦ
ve Elçisi(nden)
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَجِهَادٍ
ve cihad etmekten
İsim
Kök: جهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جِهَادٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فِى
O'nun yolunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِهِۦ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَتَرَبَّصُوا۟
o halde gözetleyin
Fiil
Kök: ربص
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَرَبَّصُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
حَتَّىٰ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
يَأْتِىَ
getirinceye
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْتِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِأَمْرِهِۦ
emrini
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَمْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَا
(doğru) yola iletmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَهْدِى
iletir
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْدِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْقَوْمَ
topluluğu
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْفَٰسِقِينَ
yoldan çıkmış
İsim
Kök: فسق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَٰسِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

De ki: "Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabanız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden evler sizce Allah'tan, Peygamberinden ve Allah yolunda savaşmaktan daha sevgili ise, Allah'ın buyruğu gelene kadar bekleyin. Allah fasık kimseleri doğru yola eriştirmez."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlara de ki; eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, akrabalarınız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız evler ve meskenler, size Allah ve Resulünden ve Allah yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah böyle fasıklar topluluğuna hidayet nasip etmez.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından (yok olup gitmesinden) korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Elçisi'nden ve Allah yolunda cihad etmekten (fedakârlık yapmaktan) daha sevgili ise artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin!” Allah yoldan çıkanlar topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: If it be that your fathers, your sons, your brothers, your mates, or your kindred; the wealth that ye have gained; the commerce in which ye fear a decline: or the dwellings in which ye delight - are dearer to you than Allah, or His Messenger, or the striving in His cause;- then wait until Allah brings about His decision: and Allah guides not the rebellious.

A. Yusuf Alipublic-domain

Say [Prophet], ‘If your fathers, sons, brothers, wives, tribes, the wealth you have acquired, the trade which you fear will decline, and the dwellings you love are dearer to you than God and His Messenger and the struggle in His cause, then wait until God brings about His punishment.’ God does not guide those who break away.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: If your fathers, and your sons, and your brethren, and your wives, and your tribe, and the wealth ye have acquired, and merchandise for which ye fear that there will no sale, and dwellings ye desire are dearer to you than Allah and His messenger and striving in His way: then wait till Allah bringeth His command to pass. Allah guideth not wrongdoing folk.

M. Pickthallpublic-domain

Say, [O Muḥammad], "If your fathers, your sons, your brothers, your wives, your relatives, wealth which you have obtained, commerce wherein you fear decline, and dwellings with which you are pleased are more beloved to you than Allāh and His Messenger and jihād [i.e., striving] in His cause, then wait until Allāh executes His command. And Allāh does not guide the defiantly disobedient people."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -يا أيها الرسول- للمؤمنين: إن فَضَّلتم الآباء والأبناء والإخوان والزوجات والقرابات والأموال التي جمعتموها والتجارة التي تخافون عدم رواجها والبيوت الفارهة التي أقمتم فيها، إن فَضَّلتم ذلك على حب الله ورسوله والجهاد في سبيله فانتظروا عقاب الله ونكاله بكم. والله لا يوفق الخارجين عن طاعته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?