← Sure 9

9:48

لَقَدِ ٱبْتَغَوُا۟ ٱلْفِتْنَةَ مِن قَبْلُ وَقَلَّبُوا۟ لَكَ ٱلْأُمُورَ حَتَّىٰ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَظَهَرَ أَمْرُ ٱللَّهِ وَهُمْ كَـٰرِهُونَ

Kelime kelime

لَقَدِ
andolsun ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
قَدِEdattahkik (kad)
ٱبْتَغَوُا۟
istediler
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱبْتَغَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وُا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْفِتْنَةَ
fitne çıkarmak
İsim
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فِتْنَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
مِن
önceden de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلُ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلُİsimmecrûr (genitif)
وَقَلَّبُوا۟
ve ters çevirdiler
Fiil
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَلَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَİsimzamir، 2. tekil eril
ٱلْأُمُورَ
nice işleri
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أُمُورَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
حَتَّىٰ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
جَآءَ
geldi
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْحَقُّ
hak
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقُّİsimeril، merfû (nominatif)
وَظَهَرَ
galebe çaldı
Fiil
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ظَهَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَمْرُ
emri
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
كَٰرِهُونَ
istemedikleri halde
İsim
Kök: كره
Dilbilgisi (i'rab)
كَٰرِهُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

And olsun ki, daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı, sonunda onlar istemedikleri halde hak ortaya çıktı, Allah'ın emri üstün geldi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve Allah'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki onlar (Tebük’ten) önce de fitne çıkarmak (huzuru bozmak) istemişler ve sana (karşı) nice işler çevirmişlerdi. Sonunda gerçek gelmiş ve onlar istemedikleri hâlde Allah’ın emri ortaya çıkmıştı (yerini bulmuştu).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Indeed they had plotted sedition before, and upset matters for thee, until,- the Truth arrived, and the Decree of Allah became manifest much to their disgust.

A. Yusuf Alipublic-domain

Indeed, they had tried before that to stir up discord: they devised plots against you [Prophet] until the truth was exposed and God’s will triumphed, much to their disgust.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Aforetime they sought to cause sedition and raised difficulties for thee till the Truth came and the decree of Allah was made manifest, though they were loth.

M. Pickthallpublic-domain

They had already desired dissension before and had upset matters for you until the truth came and the ordinance [i.e., victory] of Allāh appeared, while they were averse.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لقد ابتغى المنافقون فتنة المؤمنين عن دينهم وصدهم عن سبيل الله من قبل غزوة (تبوك)، وكشف أمرهم، وصرَّفوا لك -أيها النبي- الأمور في إبطال ما جئت به، كما فعلوا يوم (أحد) ويوم (الخندق)، ودبَّروا لك الكيد حتى جاء النصر من عند الله، وأعز جنده ونصر دينه، وهم كارهون له.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?