← Sure 9

9:98

وَمِنَ ٱلْأَعْرَابِ مَن يَتَّخِذُ مَا يُنفِقُ مَغْرَمًا وَيَتَرَبَّصُ بِكُمُ ٱلدَّوَآئِرَ ۚ عَلَيْهِمْ دَآئِرَةُ ٱلسَّوْءِ ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Kelime kelime

وَمِنَ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَعْرَابِ
bedevi Araplardan
İsim
Kök: عرب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَعْرَابِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مَن
kimi var ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَتَّخِذُ
sayar
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَّخِذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَا
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يُنفِقُ
verdiği
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
يُنفِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَغْرَمًا
angarya
İsim
Kök: غرم
Dilbilgisi (i'rab)
مَغْرَمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَيَتَرَبَّصُ
ve gözetler
Fiil
Kök: ربص
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَتَرَبَّصُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِكُمُ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلدَّوَآئِرَ
belalar gelmesini
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دَّوَآئِرَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
عَلَيْهِمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
دَآئِرَةُ
bela başına gelsin
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
دَآئِرَةُİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
ٱلسَّوْءِ
kötü
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّوْءِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
سَمِيعٌ
işitendir
İsim
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
سَمِيعٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
عَلِيمٌ
bilendir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Bedevilerden, Allah yolunda sarfettiklerini angarya sayanlar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekleyenler vardır. Belalar onlara olsun; Allah işitir ve bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bedevilerden kimi de var ki, verdiğini angarya sayar ve sizin üzerinize belalar gelmesini bekler. O çirkin belalar kendi başlarına olsun! Allah herşeyi işitendir, bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Göçebelerden öylesi vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını kayıp sayar ve sizin başınıza belâlar gelmesini bekler. (Müslümanlar için bekledikleri) kötülük çemberi kendi başlarına gelsin! Allah duyandır, bilendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Some of the desert Arabs look upon their payments as a fine, and watch for disasters for you: on them be the disaster of evil: for Allah is He That heareth and knoweth (all things).

A. Yusuf Alipublic-domain

Some of the desert Arabs consider what they give to be an imposition; they are waiting for fortune to turn against you, but fortune will turn against them. God is all hearing and all knowing.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And of the wandering Arabs there is he who taketh that which he expendeth (for the cause of Allah) as a loss, and awaiteth (evil) turns of fortune for you (that he may be rid of it). The evil turn of fortune will be theirs. Allah is Hearer, Knower.

M. Pickthallpublic-domain

And among the bedouins are some who consider what they spend as a loss and await for you turns of misfortune. Upon them will be a misfortune of evil. And Allāh is Hearing and Knowing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن الأعراب مَن يحتسب ما ينفق في سبيل الله غرامة وخسارة لا يرجو له ثوابًا، ولا يدفع عن نفسه عقابًا، وينتظر بكم الحوادث والآفات، ولكن السوء دائر عليهم لا بالمسلمين. والله سميع لما يقولون عليم بنياتهم الفاسدة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?