← Sure 9

9:99

وَمِنَ ٱلْأَعْرَابِ مَن يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنفِقُ قُرُبَـٰتٍ عِندَ ٱللَّهِ وَصَلَوَٰتِ ٱلرَّسُولِ ۚ أَلَآ إِنَّهَا قُرْبَةٌ لَّهُمْ ۚ سَيُدْخِلُهُمُ ٱللَّهُ فِى رَحْمَتِهِۦٓ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Kelime kelime

وَمِنَ
bedevi Araplardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَعْرَابِ
Araplar
İsim
Kök: عرب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَعْرَابِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مَن
kimi de var ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يُؤْمِنُ
inanır
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلْيَوْمِ
ve gününe
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْءَاخِرِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
وَيَتَّخِذُ
ve vesile sayar
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَتَّخِذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَا
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يُنفِقُ
verdiği
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
يُنفِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
قُرُبَٰتٍ
yakınlaşmaya
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
قُرُبَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عِندَ
katında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَصَلَوَٰتِ
ve du'alarını almaya
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
صَلَوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلرَّسُولِ
Elçinin
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
أَلَآ
iyi bilin ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَلَآEdatATT
إِنَّهَا
gerçekten o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
قُرْبَةٌ
yakınlık vesilesidir
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
قُرْبَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لَّهُمْ
kendileri için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
سَيُدْخِلُهُمُ
onları sokacaktır
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
يُدْخِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
فِى
içine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
رَحْمَتِهِۦٓ
rahmetinin
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْمَتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِنَّ
muhakkak ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
غَفُورٌ
bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
غَفُورٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
رَّحِيمٌ
esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Bedevilerden, Allah'a ve ahiret gününe inanan, sarfettiğini, Allah katında ibadet ve Peygamberin dualarına nail olmağa vesile sayanlar da vardır. Bilin ki, verdikleri onlar için ibadettir. Allah, onlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yine bedevilerden kimi de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır ve harcadığını Allah katında yakınlıklara ve Peygamber'in dualarını almaya vesile sayar. Gerçekten de bu, onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmeti içine koyacaktır. Şüphesizki, Allah bağışlayıcıdır ve rahmet edicidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Göçebelerden öylesi de vardır ki Allah’a ve ahiret gününe iman eder; (hayır için) yapmakta oldukları infaklarını Allah katında yakınlıklar ve o Elçinin salevâtı (yardımları) edinir. Dikkat edin! O (harcadıkları mal, Allah katında) onlar için bir yakınlıktır. Allah onları merhametine koyacaktır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But some of the desert Arabs believe in Allah and the Last Day, and look on their payments as pious gifts bringing them nearer to Allah and obtaining the prayers of the Messenger. Aye, indeed they bring them nearer (to Him): soon will Allah admit them to His Mercy: for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

But there are also some desert Arabs who believe in God and the Last Day and consider their contributions as bringing them nearer to God and the prayers of the Messenger: they will indeed bring them nearer and God will admit them to His mercy. God is most forgiving and merciful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And of the wandering Arabs there is he who believeth in Allah and the Last Day, and taketh that which he expendeth and also the prayers of the messenger as acceptable offerings in the sight of Allah. Lo! verily it is an acceptable offering for them. Allah will bring them into His mercy. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

But among the bedouins are some who believe in Allāh and the Last Day and consider what they spend as means of nearness to Allāh and of [obtaining] invocations of the Messenger. Unquestionably, it is a means of nearness for them. Allāh will admit them to His mercy. Indeed, Allāh is Forgiving and Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن الأعراب مَن يؤمن بالله ويقرُّ بوحدانيته وبالبعث بعد الموت، والثواب والعقاب، ويحتسب ما ينفق من نفقة في جهاد المشركين قاصدًا بها رضا الله ومحبته، ويجعلها وسيلة إلى دعاء الرسول صلى الله عليه وسلم له، ألا إن هذه الأعمال تقربهم إلى الله تعالى، سيدخلهم الله في جنته. إن الله غفور لما فعلوا من السيئات، رحيم بهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?