الأداء: دفع الحق دفعة وتوفيته، كأداء الخراج والجزية وأداء الأمانة، قال الله تعالى: فليؤد الذي اؤتمن أمانته [البقرة/ 283]، إن الله يأمركم أن تؤدوا الأمانات إلى أهلها [النساء/ 58]، وقال: وأداء إليه بإحسان [البقرة/ 178]، وأصل ذلك من الأداة، تقول: أدوت بفعل كذا، أي: احتلت، وأصله: تناولت الأداة التي بها يتوصل إليه، واستأديت على فلان نحو: استعديت .
Exdore translation — not part of the source
el-Edâ': Bir hakkı bir defada ödemek ve tam olarak yerine getirmektir; haracın ve cizyenin edâsı (ödenmesi) ile emanetin edâsı (yerine getirilmesi) gibi. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Kendisine güvenilen kişi, emanetini ödesin (yerine getirsin)" [2:283]; "Allah size, emanetleri ehline vermenizi (edâ etmenizi) emreder" [4:58]. Bir de şöyle buyurmuştur: "...ve ona güzellikle ödemede bulunmak (gerekir)" [2:178]. Bunun aslı "el-edât" (alet, vasıta) kelimesindendir. "Adevtü bi-fi'li kezâ" dersin, yani: bir çareye/vesileye başvurdum. Aslı ise: kendisiyle o maksada ulaşılan aleti kullandım (aldım) demektir. "İsteedeytü alâ fulân" (falancadan, onun zimmetindeki hakkın ödenmesini talep ettim) dersin; tıpkı "isteʿdeytü" gibi.
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)