الثقف: الحذق في إدراك الشيء وفعله، ومنه قيل: رجل ثقف، أي: حاذق في إدراك الشيء وفعله، ومنه استعير: المثاقفة ، ورمح مثقف، أي: مقوم، وما يثقف به: الثقاف، ويقال: ثقفت كذا: إذا أدركته ببصرك لحذق في النظر، ثم يتجوز به فيستعمل في الإدراك وإن لم تكن معه ثقافة. قال الله تعالى: واقتلوهم حيث ثقفتموهم [البقرة/ 191]، وقال عز وجل: فإما تثقفنهم في الحرب [الأنفال/ 57]، وقال عز وجل: ملعونين أينما ثقفوا أخذوا وقتلوا تقتيلا [الأحزاب/ 61].
Exdore translation — not part of the source
es-Sakf: Bir şeyi kavramada ve onu yapıp gerçekleştirmede mahir/becerikli olmak. Bundan hareketle "recülün sakf" (mahir adam) denir; yani bir şeyi kavramada ve yapmada usta kimse. Yine bundan "el-müsâkafe" (silah/kılıç talimi, karşılıklı çatışma) [terimi] istiare edilmiştir. "Rumhun müsakkaf" (müsakkaf mızrak), yani doğrultulmuş/düzeltilmiş [mızrak] demektir. Kendisiyle [mızrağın] doğrultulduğu alete ise "es-sikāf" denir. "Sakiftü kezâ" denir: Bakıştaki keskinlik/maharet sayesinde bir şeyi gözünle idrak edip yakaladığında [böyle denir]. Sonra bu kelime mecazen kullanılarak, beraberinde [gözle] bir kavrama maharet bulunmasa da, [genel olarak] idrak etme/yakalama anlamında kullanılır. Allah Teâlâ şöyle buyurdu: "Onları yakaladığınız/bulduğunuz yerde öldürün" [2:191]. Allah azze ve celle şöyle buyurdu: "Savaşta onları ele geçirir/yakalarsan" [8:57]. Yine Allah azze ve celle şöyle buyurdu: "Lânetlenmiş olarak; nerede bulunurlarsa yakalanırlar ve öldürülür de öldürülürler" [33:61].
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)