← Sure 4

4:43

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقْرَبُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنتُمْ سُكَـٰرَىٰ حَتَّىٰ تَعْلَمُوا۟ مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا إِلَّا عَابِرِى سَبِيلٍ حَتَّىٰ تَغْتَسِلُوا۟ ۚ وَإِن كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَآءَ أَحَدٌ مِّنكُم مِّنَ ٱلْغَآئِطِ أَوْ لَـٰمَسْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمْ تَجِدُوا۟ مَآءً فَتَيَمَّمُوا۟ صَعِيدًا طَيِّبًا فَٱمْسَحُوا۟ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُمْ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
Ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
yaklaşmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَقْرَبُوا۟
yaklaşmayın
Fiil
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
تَقْرَبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلصَّلَوٰةَ
namaza
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّلَوٰةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَأَنتُمْ
ve siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
سُكَٰرَىٰ
sarhoşken
İsim
Kök: سكر
Dilbilgisi (i'rab)
سُكَٰرَىٰİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
حَتَّىٰ
ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
تَعْلَمُوا۟
bilesiniz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَا
ne dediğinizi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
تَقُولُونَ
söylüyorsunuz
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
تَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَا
ve (yaklaşmayın)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
جُنُبًا
cünüp iken
İsim
Kök: جنب
Dilbilgisi (i'rab)
جُنُبًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِلَّا
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdatistisnâ (illâ)
عَابِرِى
geçici olmanız
İsim
Kök: عبر
Dilbilgisi (i'rab)
عَابِرِىİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
سَبِيلٍ
yoldan
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
حَتَّىٰ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
تَغْتَسِلُوا۟
yıkanıncaya
Fiil
Kök: غسل
Dilbilgisi (i'rab)
تَغْتَسِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
كُنتُم
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّرْضَىٰٓ
hasta
İsim
Kök: مرض
Dilbilgisi (i'rab)
مَّرْضَىٰٓİsimharf-i cer (edat)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
عَلَىٰ
üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
سَفَرٍ
yolculuk
İsim
Kök: سفر
Dilbilgisi (i'rab)
سَفَرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
جَآءَ
gelmişse
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَحَدٌ
biriniz
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنكُم
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
tuvaletten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْغَآئِطِ
helâ
İsim
Kök: غوط
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَآئِطِİsimeril، mecrûr (genitif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
لَٰمَسْتُمُ
dokunmuşsanız
Fiil
Kök: لمس
Dilbilgisi (i'rab)
لَٰمَسْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلنِّسَآءَ
kadınlara
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نِّسَآءَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
فَلَمْ
bulamadığınız takdirde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
تَجِدُوا۟
bulamamışsanız
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
تَجِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَآءً
su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
مَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَتَيَمَّمُوا۟
teyemmüm edin
Fiil
Kök: يمم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
تَيَمَّمُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
صَعِيدًا
toprağa
İsim
Kök: صعد
Dilbilgisi (i'rab)
صَعِيدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
طَيِّبًا
temiz
İsim
Kök: طيب
Dilbilgisi (i'rab)
طَيِّبًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
فَٱمْسَحُوا۟
sürün
Fiil
Kök: مسح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱمْسَحُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِوُجُوهِكُمْ
yüzlerinize
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
وُجُوهِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَيْدِيكُمْ
ve ellerinize
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَيْدِيİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
كَانَ
çok affedendir
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَفُوًّا
çok affedendir
İsim
Kök: عفو
Dilbilgisi (i'rab)
عَفُوًّاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
غَفُورًا
çok bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
غَفُورًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Ey İnananlar! Sarhoşken, ne dediğinizi bilene kadar, cünübken, yolcu olan müstesna gusledene kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz yahut biriniz ayak yolundan gelmişseniz veya kadınlara yaklaşmışsanız ve bu durumlarda su bulamamışsanız tertemiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah affeder ve bağışlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur, veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup, su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Sarhoşken -ne söylediğinizi bilinceye kadar-, cünüpken de -yolcu olanlar hariç- yıkanıncaya kadar salâta (namaza) yaklaşmayın! Hastaysanız veya yolculuktaysanız veya sizden biriniz tuvaletten gelmişse ya da kadınlara (cinsel olarak) dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız, o zaman temiz bir toprak arayın ve yüzlerinizi de ellerinizi de (onunla) mesh edin! Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayandır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! Approach not prayers with a mind befogged, until ye can understand all that ye say,- nor in a state of ceremonial impurity (Except when travelling on the road), until after washing your whole body. If ye are ill, or on a journey, or one of you cometh from offices of nature, or ye have been in contact with women, and ye find no water, then take for yourselves clean sand or earth, and rub therewith your faces and hands. For Allah doth blot out sins and forgive again and again.

A. Yusuf Alipublic-domain

You who believe, do not come anywhere near the prayer if you are intoxicated, not until you know what you are saying; nor if you are in a state of major ritual impurity- though you may pass through the mosque- not until you have bathed; if you are ill, on a journey, have relieved yourselves, or had intercourse, and cannot find any water, then find some clean sand and wipe your faces and hands with it. God is always ready to pardon and forgive.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! Draw not near unto prayer when ye are drunken, till ye know that which ye utter, nor when ye are polluted, save when journeying upon the road, till ye have bathed. And if ye be ill, or on a journey, or one of you cometh from the closet, or ye have touched women, and ye find not water, then go to high clean soil and rub your faces and your hands (therewith). Lo! Allah is Benign, Forgiving.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, do not approach prayer while you are intoxicated until you know what you are saying or in a state of janābah, except those passing through [a place of prayer], until you have washed [your whole body]. And if you are ill or on a journey or one of you comes from the place of relieving himself or you have contacted women [i.e., had sexual intercourse] and find no water, then seek clean earth and wipe over your faces and your hands [with it]. Indeed, Allāh is ever Pardoning and Forgiving.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين صدَّقوا بالله ورسوله وعملوا بشرعه، لا تقربوا الصلاة ولا تقوموا إليها حال السكر حتى تميزوا وتعلموا ما تقولون، وقد كان هذا قبل التحريم القاطع للخمر في كل حال، ولا تقربوا الصلاة في حال الجنابة، ولا تقربوا مواضعها وهي المساجد، إلا من كان منكم مجتازًا من باب إلى باب، حتى تتطهروا. وإن كنتم في حال مرض لا تقدرون معه على استعمال الماء، أو حال سفر، أو جاء أحد منكم من الغائط، أو جامعتم النساء، فلم تجدوا ماء للطهارة فاقصدوا ترابًا طاهرًا، فامسحوا بوجوهكم وأيديكم منه. إن الله تعالى كان عفوًّا عنكم، غفورًا لكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?