← Sure 5

5:6

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغْسِلُوا۟ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى ٱلْمَرَافِقِ وَٱمْسَحُوا۟ بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى ٱلْكَعْبَيْنِ ۚ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَٱطَّهَّرُوا۟ ۚ وَإِن كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَآءَ أَحَدٌ مِّنكُم مِّنَ ٱلْغَآئِطِ أَوْ لَـٰمَسْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمْ تَجِدُوا۟ مَآءً فَتَيَمَّمُوا۟ صَعِيدًا طَيِّبًا فَٱمْسَحُوا۟ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ ۚ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَـٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
Ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوٓا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
قُمْتُمْ
dur(mak iste)diğiniz
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قُمْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَى
namaza
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلصَّلَوٰةِ
namaz
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّلَوٰةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَٱغْسِلُوا۟
yıkayın
Fiil
Kök: غسل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
ٱغْسِلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وُجُوهَكُمْ
yüzlerinizi
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وُجُوهَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَيْدِيَكُمْ
ve ellerinizi
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَيْدِيَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَى
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمَرَافِقِ
dirseklere
İsim
Kök: رفق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَرَافِقِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱمْسَحُوا۟
ve meshedin
Fiil
Kök: مسح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱمْسَحُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِرُءُوسِكُمْ
başlarınızı
İsim
Kök: رأس
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رُءُوسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَرْجُلَكُمْ
ve ayaklarınızı
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَرْجُلَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَى
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكَعْبَيْنِ
topuklara
İsim
Kök: كعب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَعْبَيْنِİsimeril ikil، mecrûr (genitif)
وَإِن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
كُنتُمْ
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
جُنُبًا
cünüp
İsim
Kök: جنب
Dilbilgisi (i'rab)
جُنُبًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَٱطَّهَّرُوا۟
tam temizlenin
Fiil
Kök: طهر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
ٱطَّهَّرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
كُنتُم
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّرْضَىٰٓ
hasta
İsim
Kök: مرض
Dilbilgisi (i'rab)
مَّرْضَىٰٓİsimharf-i cer (edat)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
عَلَىٰ
üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
سَفَرٍ
seyahat
İsim
Kök: سفر
Dilbilgisi (i'rab)
سَفَرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
جَآءَ
gelmişse
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَحَدٌ
biriniz
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنكُم
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
tuvaletten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْغَآئِطِ
helâ
İsim
Kök: غوط
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَآئِطِİsimeril، mecrûr (genitif)
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
لَٰمَسْتُمُ
dokunmuşsa
Fiil
Kök: لمس
Dilbilgisi (i'rab)
لَٰمَسْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلنِّسَآءَ
kadınlara
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نِّسَآءَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
فَلَمْ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
تَجِدُوا۟
bulamamışsanız
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
تَجِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَآءً
su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
مَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَتَيَمَّمُوا۟
teyemmüm edin
Fiil
Kök: يمم
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
تَيَمَّمُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
صَعِيدًا
toprağa
İsim
Kök: صعد
Dilbilgisi (i'rab)
صَعِيدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
طَيِّبًا
temiz
İsim
Kök: طيب
Dilbilgisi (i'rab)
طَيِّبًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
فَٱمْسَحُوا۟
ve sürün
Fiil
Kök: مسح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱمْسَحُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِوُجُوهِكُمْ
yüzlerinize
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
وُجُوهِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَيْدِيكُم
ve ellerinize
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَيْدِيİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَا
istemiyor
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
يُرِيدُ
istiyor
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لِيَجْعَلَ
çıkarmak
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَجْعَلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَلَيْكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنْ
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
حَرَجٍ
güçlük
İsim
Kök: حرج
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَجٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَٰكِن
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
يُرِيدُ
istiyor
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِيُطَهِّرَكُمْ
sizi temizlemek
Fiil
Kök: طهر
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُطَهِّرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلِيُتِمَّ
ve tamamlamak
Fiil
Kök: تمم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُتِمَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نِعْمَتَهُۥ
ni'metini
İsim
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
نِعْمَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَلَيْكُمْ
size olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لَعَلَّكُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَشْكُرُونَ
şükredersiniz
Fiil
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَشْكُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Ey İnananlar! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, -başlarınızı meshedip- topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz yıkanıp temizlenin; şayet hasta veya yolculukta iseniz veya ayak yolundan gelmişseniz yahut kadınlara yaklaşmışsanız ve su bulamamışsanız temiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinizi, ellerinizi onunla meshedin. Allah sizi zorlamak istemez, Allah sizi arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Salâta (namaza) kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi (kollarınızı) yıkayın; başlarınızı ve aşık kemiklerine kadar ayaklarınızı mesh edin! Cünüp olduysanız temizlenin (yıkanın)! Hastaysanız veya yolculuktaysanız veya sizden biriniz tuvaletten gelmişse ya da kadınlara (cinsel olarak) dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız, o zaman temiz bir toprak arayın ve yüzlerinizi de ellerinizi de ondan (onunla) mesh edin! Allah size herhangi bir güçlük (çıkarmak) istemez fakat sizi tertemiz kılmak ve size (verdiği) nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! when ye prepare for prayer, wash your faces, and your hands (and arms) to the elbows; Rub your heads (with water); and (wash) your feet to the ankles. If ye are in a state of ceremonial impurity, bathe your whole body. But if ye are ill, or on a journey, or one of you cometh from offices of nature, or ye have been in contact with women, and ye find no water, then take for yourselves clean sand or earth, and rub therewith your faces and hands, Allah doth not wish to place you in a difficulty, but to make you clean, and to complete his favour to you, that ye may be grateful.

A. Yusuf Alipublic-domain

You who believe, when you are about to pray, wash your faces and your hands up to the elbows, wipe your heads, wash your feet up to the ankles and, if required, wash your whole body. If any of you is sick or on a journey, or has just relieved himself, or had intimate contact with a woman, and can find no water, then take some clean sand and wipe your face and hands with it. God does not wish to place any burden on you: He only wishes to cleanse you and perfect His blessing on you, so that you may be thankful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! When ye rise up for prayer, wash you faces, and your hands up to the elbows, and lightly rub your heads and (wash) your feet up to the ankles. And if ye are unclean, purify yourselves. And if ye are sick or on a journey, or one of you cometh from the closet, or ye have had contact with women, and ye find not water, then go to clean, high ground and rub your faces and your hands with some of it. Allah would not place a burden on you, but He would purify you and would perfect His grace upon you, that ye may give thanks.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, when you rise to [perform] prayer, wash your faces and your forearms to the elbows and wipe over your heads and wash your feet to the ankles. And if you are in a state of janābah, then purify yourselves. But if you are ill or on a journey or one of you comes from the place of relieving himself or you have contacted women and do not find water, then seek clean earth and wipe over your faces and hands with it. Allāh does not intend to make difficulty for you, but He intends to purify you and complete His favor upon you that you may be grateful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين آمنوا إذا أردتم القيام إلى الصلاة، وأنتم على غير طهارة فاغسلوا وجوهكم وأيديكم مع المرافق (والمِرْفَق: المِفْصَل الذي بين الذراع والعَضُد) وامسحوا رؤوسكم، واغسلوا أرجلكم مع الكعبين (وهما: العظمان البارزان عند ملتقى الساق بالقدم). وإن أصابكم الحدث الأكبر فتطهروا بالاغتسال منه قبل الصلاة. فإن كنتم مرضى، أو على سفر في حال الصحة، أو قضى أحدكم حاجته، أو جامع زوجته فلم تجدوا ماء فاضربوا بأيديكم وجه الأرض، وامسحوا وجوهكم وأيديكم منه. ما يريد الله في أمر الطهارة أن يُضَيِّق عليكم، بل أباح التيمم توسعةً عليكم، ورحمة بكم، إذ جعله بديلا للماء في الطهارة، فكانت رخصة التيمُّم من تمام النعم التي تقتضي شكر المنعم؛ بطاعته فيما أمر وفيما نهى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?