← Sure 57

57:13

يَوْمَ يَقُولُ ٱلْمُنَـٰفِقُونَ وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتُ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱنظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِن نُّورِكُمْ قِيلَ ٱرْجِعُوا۟ وَرَآءَكُمْ فَٱلْتَمِسُوا۟ نُورًا فَضُرِبَ بَيْنَهُم بِسُورٍ لَّهُۥ بَابٌۢ بَاطِنُهُۥ فِيهِ ٱلرَّحْمَةُ وَظَـٰهِرُهُۥ مِن قِبَلِهِ ٱلْعَذَابُ

Kelime kelime

يَوْمَ
o gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يَقُولُ
derler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْمُنَٰفِقُونَ
münafık erkekler
İsim
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُنَٰفِقُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
وَٱلْمُنَٰفِقَٰتُ
ve münafık kadınlar
İsim
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُنَٰفِقَٰتُİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mecrûr (genitif)
لِلَّذِينَ
mü'minlere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱنظُرُونَا
bize bakın
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱنظُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نَقْتَبِسْ
yararlanalım
Fiil
Kök: قبس
Dilbilgisi (i'rab)
نَقْتَبِسْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مِن
sizin nurunuzdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
نُّورِكُمْ
bir nur
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
نُّورِİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قِيلَ
denilir ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قِيلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱرْجِعُوا۟
dönün
Fiil
Kök: رجع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱرْجِعُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَرَآءَكُمْ
arkanıza
İsim
Kök: وري
Dilbilgisi (i'rab)
وَرَآءَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَٱلْتَمِسُوا۟
ve arayın
Fiil
Kök: لمس
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْتَمِسُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نُورًا
nur
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
نُورًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَضُرِبَ
sonra çekilir
Fiil
Kök: ضرب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ضُرِبَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
بَيْنَهُم
aralarına
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِسُورٍ
bir sur
İsim
Kök: سور
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
سُورٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّهُۥ
olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
بَابٌۢ
kapısı
İsim
Kök: بوب
Dilbilgisi (i'rab)
بَابٌۢİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بَاطِنُهُۥ
onun içinde
İsim
Kök: بطن
Dilbilgisi (i'rab)
بَاطِنُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فِيهِ
vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلرَّحْمَةُ
rahmet
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
وَظَٰهِرُهُۥ
ve dış
İsim
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ظَٰهِرُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِن
yönünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قِبَلِهِ
karşı koyamayacakları
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قِبَلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْعَذَابُ
azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابُİsimeril، merfû (nominatif)

Meal

TR

İkiyüzlü erkek ve kadınlar müminlere: "Bizi de gözetin; ışığınızdan faydalanalım" dedikleri gün, onlara: "Ardınıza dönün de ışık arayın" denir; inananlarla ikiyüzlüler arasına, kapısının içinde rahmet ve dışında azap olan bir sur çekilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar o iman edenlere şöyle diyeceklerdir: "Bize bakın da sizin nurunuzdan alalım?" Onlara: "Arkanıza dönün de nur arayın!" denilir. Aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet, dışında da azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Münafık erkeklerle münafık kadınların müminlere “Bizi bekleyin, nûrunuzdan (ışığınızdan) bir parça nûr (ışık) alalım.” diyeceği günde (kendilerine) “Arkanıza dönün de (orada) bir nûr (ışık) arayın!” denecektir. Onların arasına içinde merhamet, dışında azap bulunan kapılı bir sur çekilmiş (olacak)tır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

One Day will the Hypocrites- men and women - say to the Believers: "Wait for us! Let us borrow (a Light) from your Light!" It will be said: "Turn ye back to your rear! then seek a Light (where ye can)!" So a wall will be put up betwixt them, with a gate therein. Within it will be Mercy throughout, and without it, all alongside, will be (Wrath and) Punishment!

A. Yusuf Alipublic-domain

On the same Day, the hypocrites, both men and women, will say to the believers, ‘Wait for us! Let us have some of your light!’ They will be told, ‘Go back and look for a light.’ A wall with a door will be erected between them: inside it lies mercy, outside lies torment.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

On the day when the hypocritical men and the hypocritical women will say unto those who believe: Look on us that we may borrow from your light! it will be said: Go back and seek for light! Then there will separate them a wall wherein is a gate, the inner side whereof containeth mercy, while the outer side thereof is toward the doom.

M. Pickthallpublic-domain

On the [same] Day the hypocrite men and hypocrite women will say to those who believed, "Wait for us that we may acquire some of your light." It will be said, "Go back behind you and seek light." And a wall will be placed between them with a door, its interior containing mercy, but on the outside of it is torment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يوم يقول المنافقون والمنافقات للذين آمنوا، وهم على الصراط: انتظرونا نستضئْ من نوركم، فتقول لهم الملائكة: ارجعوا وراءكم فاطلبوا نورًا (سخرية منهم)، فَفُصِل بينهم بسور له باب، باطنه مما يلي المؤمنين فيه الرحمة، وظاهره مما يلي المنافقين من جهته العذاب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?