← Sure 10

10:83

فَمَآ ءَامَنَ لِمُوسَىٰٓ إِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِّن قَوْمِهِۦ عَلَىٰ خَوْفٍ مِّن فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِمْ أَن يَفْتِنَهُمْ ۚ وَإِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

Kelime kelime

فَمَآ
olmadı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
ءَامَنَ
iman eden
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لِمُوسَىٰٓ
Musa'ya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مُوسَىٰٓİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ذُرِّيَّةٌ
bir genç takımdan
İsim
Kök: ذرر
Dilbilgisi (i'rab)
ذُرِّيَّةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
kavminden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
قَوْمِهِۦ
kavminin
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَلَىٰ
korkusuyla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
خَوْفٍ
korku
İsim
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
خَوْفٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
Firavundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَمَلَإِي۟هِمْ
ve adamlarının
İsim
Kök: ملأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَلَإِي۟İsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَن
kötülük etmeleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَفْتِنَهُمْ
sınadık
Fiil
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْتِنَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَإِنَّ
ve şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
فِرْعَوْنَ
Firavun
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
لَعَالٍ
iyice büyüklenmişti
İsim
Kök: علو
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
عَالٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَإِنَّهُۥ
ve şüphesiz o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَمِنَ
kimselerdendi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُسْرِفِينَ
çok aşırı giden
İsim
Kök: سرف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُسْرِفِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Firavun ve erkanının kendilerine fenalık yapmasından korktuklarından, milletinin bir kısım gençleri dışında, kimse Musa'ya inanmamıştı, çünkü Firavun o yerde hakimdi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Firavun ve adamlarının kendilerini belaya uğratacağı korkusundan dolayı Musa'ya kendi kavminin bir oymağından başka kimse iman etmedi. Çünkü orada Firavun çok üstün idi ve o kesinlikle aşırı giden taşkınlardandı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Firavun ve yöneticilerinin kendilerine fitne (sıkıntı) vermelerinden korkmaları nedeniyle, kavminden bir grup insandan başka kimse Musa’ya iman etmemişti. Şüphesiz ki Firavun yeryüzünde kibirlenen biriydi ve elbette o, haddi aşanlardandı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But none believed in Moses except some children of his people, because of the fear of Pharaoh and his chiefs, lest they should persecute them; and certainly Pharaoh was mighty on the earth and one who transgressed all bounds.

A. Yusuf Alipublic-domain

But no one believed in Moses except a few of his own people, for fear that Pharaoh and their leaders would persecute them: Pharaoh was domineering in the land and prone to excess.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But none trusted Moses, save some scions of his people, (and they were) in fear of Pharaoh and their chiefs, that he would persecute them. Lo! Pharaoh was verily a tyrant in the land, and lo! he verily was of the wanton.

M. Pickthallpublic-domain

But no one believed Moses, except [some] offspring [i.e., youths] among his people, for fear of Pharaoh and his establishment that they would persecute them. And indeed, Pharaoh was haughty within the land, and indeed, he was of the transgressors.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فما آمن لموسى عليه السلام مع ما أتاهم به من الحجج والأدلة إلا ذرية من قومه من بني إسرائيل، وهم خائفون من فرعون وملئه أن يفتنوهم بالعذاب، فيصدُّوهم عن دينهم، وإن فرعون لَجبار مستكبر في الأرض، وإنه لمن المتجاوزين الحد في الكفر والفساد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?