← Sure 11

11:53

قَالُوا۟ يَـٰهُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِكِىٓ ءَالِهَتِنَا عَن قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِنِينَ

Kelime kelime

قَالُوا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰهُودُ
Ey Hud
İsim
Kök: هود
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
هُودُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مَا
sen bize getirmedin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
جِئْتَنَا
gelince
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جِئْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِبَيِّنَةٍ
bir belge
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَيِّنَةٍİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve değiliz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
نَحْنُ
biz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
بِتَارِكِىٓ
bırakacak
İsim
Kök: ترك
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
تَارِكِىٓİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
ءَالِهَتِنَا
ilahlarımızı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالِهَتِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَن
senin sözünle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
قَوْلِكَ
söz
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْلِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَمَا
ve değiliz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
نَحْنُ
biz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
لَكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَİsimzamir، 2. tekil eril
بِمُؤْمِنِينَ
inanacak
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Ey Hud! Sen bize bir belge getirmeden, senin sözünden ötürü tanrılarımızı terketmeyiz ve sana inanmayız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dediler ki; "Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle tanrılarımızı terk etmeyiz. Ve biz sana inanmayız."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Kavmi) şöyle demişti: “Ey Hud! Sen bize apaçık bir delil getirmedin; biz de senin sözünle ilahlarımızı asla terk edecek değiliz ve biz sana asla iman edecek değiliz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They said: "O Hud! No Clear (Sign) that hast thou brought us, and we are not the ones to desert our gods on thy word! Nor shall we believe in thee!

A. Yusuf Alipublic-domain

They replied, ‘Hud, you have not brought us any clear evidence. We will not forsake our gods on the strength of your word alone, nor will we believe in you.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They said: O Hud! Thou hast brought us no clear proof and we are not going to forsake our gods on thy (mere) saying, and we are not believers in thee.

M. Pickthallpublic-domain

They said, "O Hūd, you have not brought us clear evidence, and we are not ones to leave our gods on your say-so. Nor are we believers in you.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قالوا: يا هود ما جئتنا بحجة واضحة على صحة ما تدعونا إليه، وما نحن بتاركي آلهتنا التي نعبدها من أجل قولك، وما نحن بمصدِّقين لك فيما تدَّعيه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?