← Sure 12

12:107

أَفَأَمِنُوٓا۟ أَن تَأْتِيَهُمْ غَـٰشِيَةٌ مِّنْ عَذَابِ ٱللَّهِ أَوْ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Kelime kelime

أَفَأَمِنُوٓا۟
onlar emin midirler?
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
أَمِنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَن
kendilerine gelmeyeceğinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَأْتِيَهُمْ
gelmesini
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْتِيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
غَٰشِيَةٌ
sargın bir belanın
İsim
Kök: غشو
Dilbilgisi (i'rab)
غَٰشِيَةٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْ
azabından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
عَذَابِ
azabımı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Alah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
تَأْتِيَهُمُ
kendilerine gelmeyeceğinden
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْتِيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلسَّاعَةُ
O sa'atin
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّاعَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
بَغْتَةً
ansızın
İsim
Kök: بغت
Dilbilgisi (i'rab)
بَغْتَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
hiç
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَشْعُرُونَ
farkında değillerken
Fiil
Kök: شعر
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْعُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Allah tarafından, onları kuşatacak bir azaba uğramalarından veya farkına varmadan, kıyamet saatinin ansızın gelmesinden güvende midirler?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yoksa bunlar Allah'ın azabından hepsini saracak bir felaket gelmesinden veya farkında değillerken ansızın başlarına kıyametin kopuvermesinden güven içinde midirler?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(İnkârcılar) Allah’ın azabından (oluşan) bir kuşatıcının kendilerine gelmesinden veya farkında olmadan o (Son) Saat’in kendilerine ansızın gelmesinden güvende midir!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Do they then feel secure from the coming against them of the covering veil of the wrath of Allah,- or of the coming against them of the (final) Hour all of a sudden while they perceive not?

A. Yusuf Alipublic-domain

Are they so sure that an overwhelming punishment from God will not fall on them, or that the Last Hour will not come upon them suddenly when they least expect it?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Deem they themselves secure from the coming on them of a pall of Allah's punishment, or the coming of the Hour suddenly while they are unaware?

M. Pickthallpublic-domain

Then do they feel secure that there will not come to them an overwhelming [aspect] of the punishment of Allāh or that the Hour will not come upon them suddenly while they do not perceive?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فهل عندهم ما يجعلهم آمنين أن ينزل بهم عذاب من الله يعُمُّهم، أو أن تأتيهم القيامة فجأة، وهم لا يشعرون ولا يُحِسُّون بذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?