← Sure 12

12:15

فَلَمَّا ذَهَبُوا۟ بِهِۦ وَأَجْمَعُوٓا۟ أَن يَجْعَلُوهُ فِى غَيَـٰبَتِ ٱلْجُبِّ ۚ وَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ لَتُنَبِّئَنَّهُم بِأَمْرِهِمْ هَـٰذَا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Kelime kelime

فَلَمَّا
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
ذَهَبُوا۟
götürdüler
Fiil
Kök: ذهب
Dilbilgisi (i'rab)
ذَهَبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَأَجْمَعُوٓا۟
ve karar verdiler
Fiil
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَجْمَعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَن
atmaya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَجْعَلُوهُ
yaptı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
يَجْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فِى
dibine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
غَيَٰبَتِ
dip
İsim
Kök: غيب
Dilbilgisi (i'rab)
غَيَٰبَتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلْجُبِّ
kuyunun
İsim
Kök: جبب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جُبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَأَوْحَيْنَآ
ve biz vahyettik
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَوْحَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْهِ
O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَتُنَبِّئَنَّهُم
andolsun haber vereceksin
Fiil
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
تُنَبِّئَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِأَمْرِهِمْ
onların işlerini
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَمْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
hiç değillerken
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَشْعُرُونَ
farkında
Fiil
Kök: شعر
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْعُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Yusuf'u oturup bir kuyunun derinliklerine bırakmayı kararlaştırdılar. Biz ona, kardeşlerinin bu işlerini kendileri farkına varmadan haber vereceksin, diye vahyettik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Nihayet kardeşleri, Yusuf'u alıp götürdüler ve kuyunun dibine bırakmaya topluca karar verdiler. Biz de ona şöyle vahyettik: "Andolsun ki, sen onlara ilerde hiç beklemedikleri bir sırada bu yaptıklarını haber vereceksin".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onu götürüp de o kuyunun görünmeyen yerine bırakmaya birlikte karar verdikleri zaman, (Yusuf’a) “Şüphesiz ki sen onlar farkına varamadan onların bu işlerini kendilerine bildireceksin.” diye vahyetmiştik (bildirmiştik).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So they did take him away, and they all agreed to throw him down to the bottom of the well: and We put into his heart (this Message): 'Of a surety thou shalt (one day) tell them the truth of this their affair while they know (thee) not'

A. Yusuf Alipublic-domain

Then they took him away with them, resolved upon throwing him into the hidden depths of a well- We inspired him, saying, ‘You will tell them of all this [at a time] when they do not realize [who you are]!’-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Then, when they led him off, and were of one mind that they should place him in the depth of the pit, We inspired in him: Thou wilt tell them of this deed of theirs when they know (thee) not.

M. Pickthallpublic-domain

So when they took him [out] and agreed to put him into the bottom of the well... But We inspired to him, "You will surely inform them [someday] about this affair of theirs while they do not perceive [your identity]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فأرْسَلَهُ معهم. فلما ذهبوا به وأجمعوا على إلقائه في جوف البئر، وأوحينا إلى يوسف لتخبرنَّ إخوتك مستقبلا بفعلهم هذا الذي فعلوه بك، وهم لا يُحِسُّون بذلك الأمر ولا يشعرون به.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?