← Sure 12

12:24

وَلَقَدْ هَمَّتْ بِهِۦ ۖ وَهَمَّ بِهَا لَوْلَآ أَن رَّءَا بُرْهَـٰنَ رَبِّهِۦ ۚ كَذَٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ ٱلسُّوٓءَ وَٱلْفَحْشَآءَ ۚ إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُخْلَصِينَ

Kelime kelime

وَلَقَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
هَمَّتْ
kadın arzu etmişti
Fiil
Kök: همم
Dilbilgisi (i'rab)
هَمَّتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَهَمَّ
o da arzu etmişti
Fiil
Kök: همم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هَمَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِهَا
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
لَوْلَآ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْلَآEdatşart
أَن
görmeseydi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
رَّءَا
görseler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
رَّءَاFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بُرْهَٰنَ
doğruyu gösteren delilini
İsim
Kök: برهن
Dilbilgisi (i'rab)
بُرْهَٰنَİsimeril، mansûb (akuzatif)
رَبِّهِۦ
Rabbinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَذَٰلِكَ
böylece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لِنَصْرِفَ
çevirmek istedik
Fiil
Kök: صرف
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
نَصْرِفَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
عَنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلسُّوٓءَ
kötülüğü
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سُّوٓءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلْفَحْشَآءَ
ve fuhşu
İsim
Kök: فحش
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَحْشَآءَİsimdişil tekil، mansûb (akuzatif)
إِنَّهُۥ
çünkü o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنْ
kullarımızdandır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِبَادِنَا
kullarımız
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْمُخْلَصِينَ
ihlasa erdirilmiş
İsim
Kök: خلص
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُخْلَصِينَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

And olsun ki kadın Yusuf'a karşı istekli idi; Rabbin'den bir işaret görmeseydi Yusuf da onu isteyecekti. İşte ondan kötülüğü ve fenalığı böylece engelledik. Doğrusu o bizim çok samimi kullarımızdandır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O hanım, ona gerçekten niyeti bozmuştu. Eğer Rabbinin burhanını görmese idi. Yusuf da ona özenip gitmişti. Aslında ondan fuhşu ve fenalığı uzak tutalım diye böyle olmuştu. Çünkü o bizim ihlasa erdirilmiş kullarımızdan biriydi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki kadın ona eğilim göstermişti. Rabbinin delilini görmeseydi o da kadına eğilim göstermiş olacaktı. İşte böylece biz kötülük ve çirkinliği ondan uzaklaştırmak için (delilimizi göstermiştik). Şüphesiz ki o, samimi kullarımızdandı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And (with passion) did she desire him, and he would have desired her, but that he saw the evidence of his Lord: thus (did We order) that We might turn away from him (all) evil and shameful deeds: for he was one of Our servants, sincere and purified.

A. Yusuf Alipublic-domain

She made for him, and he would have succumbed to her if he had not seen evidence of his Lord- We did this in order to keep evil and indecency away from him, for he was truly one of Our chosen servants.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

She verily desired him, and he would have desired her if it had not been that he saw the argument of his Lord. Thus it was, that We might ward off from him evil and lewdness. Lo! he was of Our chosen slaves.

M. Pickthallpublic-domain

And she certainly determined [to seduce] him, and he would have inclined to her had he not seen the proof [i.e., sign] of his Lord. And thus [it was] that We should avert from him evil and immorality. Indeed, he was of Our chosen servants.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد مالت نفسها لفعل الفاحشة، وحدَّثت يوسفَ نفسُه حديث خطرات للاستجابة، لولا أن رأى آية من آيات ربه تزجره عمَّا حدثته به نفسه، وإنما أريناه ذلك؛ لندفع عنه السوء والفاحشة في جميع أموره، إنه من عبادنا المطهرين المصطفَين للرسالة الذين أخلصوا في عبادتهم لله وتوحيده.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular