← Sure 12

12:23

وَرَٰوَدَتْهُ ٱلَّتِى هُوَ فِى بَيْتِهَا عَن نَّفْسِهِۦ وَغَلَّقَتِ ٱلْأَبْوَٰبَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ ۚ قَالَ مَعَاذَ ٱللَّهِ ۖ إِنَّهُۥ رَبِّىٓ أَحْسَنَ مَثْوَاىَ ۖ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ

Kelime kelime

وَرَٰوَدَتْهُ
ve murad almak istedi
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَٰوَدَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلَّتِى
kadın
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
هُوَ
o (Yusuf)
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
فِى
onun evinde iken
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
بَيْتِهَا
evlerinden
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْتِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
عَن
onun nefsinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
نَّفْسِهِۦ
kendi nefsine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَّفْسِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَغَلَّقَتِ
ve kilitledi
Fiil
Kök: غلق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
غَلَّقَتِFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
ٱلْأَبْوَٰبَ
kapıları
İsim
Kök: بوب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَبْوَٰبَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَقَالَتْ
ve dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هَيْتَ
haydi gelsene
İsim
Kök: هيت
Dilbilgisi (i'rab)
هَيْتَİsimNV، emir، 2. tekil eril
لَكَ
sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَİsimzamir، 2. tekil eril
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَعَاذَ
sığınırım
İsim
Kök: عوذ
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَاذَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِنَّهُۥ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
رَبِّىٓ
efendim
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، merfû (nominatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَحْسَنَ
en güzel şekilde
Fiil
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْسَنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَثْوَاىَ
bana baktı
İsim
Kök: ثوي
Dilbilgisi (i'rab)
مَثْوَاİsimeril، merfû (nominatif)
ىَİsimzamir، son ek، 1. tekil
إِنَّهُۥ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَا
iflah olmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُفْلِحُ
iflah
Fiil
Kök: فلح
Dilbilgisi (i'rab)
يُفْلِحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلظَّٰلِمُونَ
zalimler
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Evinde bulunduğu kadın onu kendine çağırdı, kapıları sıkı sıkı kapadı ve "gelsene" dedi. Yusuf: "Günah işlemekten Allah'a sığınırım, doğrusu senin kocan benim efendimdir; bana iyi baktı. Haksızlık yapanlar şüphesiz başarıya ulaşamazlar." dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murad alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve "Haydi beri gel!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zalimler hiç iflah olmazlar" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Evinde bulunduğu kadın, (cinsel olarak) ondan yararlanmak istemiş, kapıları kilitlemiş ve “Haydi gel!” demişti. O da “Allah’a sığınırım! Şüphesiz ki o (eşiniz) benim efendimdir; bana güzel davrandı.” demişti. Gerçek şu ki zalimler başarılı olmaz!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But she in whose house he was, sought to seduce him from his (true) self: she fastened the doors, and said: "Now come, thou (dear one)!" He said: "Allah forbid! truly (thy husband) is my lord! he made my sojourn agreeable! truly to no good come those who do wrong!"

A. Yusuf Alipublic-domain

The woman in whose house he was living tried to seduce him: she bolted the doors and said, ‘Come to me,’ and he replied, ‘God forbid! My master has been good to me; wrongdoers never prosper.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And she, in whose house he was, asked of him an evil act. She bolted the doors and said: Come! He said: I seek refuge in Allah! Lo! he is my lord, who hath treated me honourably. Lo! wrong-doers never prosper.

M. Pickthallpublic-domain

And she, in whose house he was, sought to seduce him. She closed the doors and said, "Come, you." He said, "[I seek] the refuge of Allāh. Indeed, he is my master, who has made good my residence. Indeed, wrongdoers will not succeed."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ودعت امرأة العزيز -برفق ولين- يوسف الذي هو في بيتها إلى نفسها؛ لحبها الشديد له وحسن بهائه، وغلَّقت الأبواب عليها وعلى يوسف، وقالت: هلمَّ إليَّ، فقال: معاذ الله أعتصم به، وأستجير مِن الذي تدعينني إليه، من خيانة سيدي الذي أحسن منزلتي وأكرمني فلا أخونه في أهله، إنه لا يفلح مَن ظَلَم فَفَعل ما ليس له فعله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?