← Sure 13

13:14

لَهُۥ دَعْوَةُ ٱلْحَقِّ ۖ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسْتَجِيبُونَ لَهُم بِشَىْءٍ إِلَّا كَبَـٰسِطِ كَفَّيْهِ إِلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَـٰلِغِهِۦ ۚ وَمَا دُعَآءُ ٱلْكَـٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَـٰلٍ

Kelime kelime

لَهُۥ
ancak O'nadır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
دَعْوَةُ
du'a
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دَعْوَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلْحَقِّ
gerçek
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَٱلَّذِينَ
kimseler ise
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَدْعُونَ
du'a ettikleri
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
يَدْعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
O'ndan başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دُونِهِۦ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَا
isteklerini karşılayamazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَسْتَجِيبُونَ
çağrısına cevap vermezler
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَجِيبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُم
kendilerinin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
بِشَىْءٍ
hiçbir
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِلَّا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
كَبَٰسِطِ
uzatan kimse gibidir
İsim
Kök: بسط
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَٰسِطِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
كَفَّيْهِ
avuçlarını
İsim
Kök: كفف
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَّيْİsimeril ikil، merfû (nominatif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِلَى
suya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمَآءِ
su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَآءِİsimeril، mecrûr (genitif)
لِيَبْلُغَ
gelsin diye
Fiil
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَبْلُغَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فَاهُ
ağzına
İsim
Kök: فوه
Dilbilgisi (i'rab)
فَاİsimeril tekil، merfû (nominatif)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَمَا
oysa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
بِبَٰلِغِهِۦ
on(un ağzın)a gelmez
İsim
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَٰلِغِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَمَا
ve (işte)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
دُعَآءُ
du'ası
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دُعَآءُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirlerin
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
إِلَّا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
فِى
boşa gider
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ضَلَٰلٍ
bir sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Gerçek dua ve ibadet ancak O'nadır. O'ndan başka çağırdıkları putlar kendilerine hiçbir cevap vermezler. Durumları, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açmış bekleyen adamın durumu gibidir. Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin yalvarışıda böyle, boşunadır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Gerçek dua yalnızca O’na (Allah’a)dır. O’nun peşi sıra dua ettikleri varlıklar onlara asla cevap veremezler. (Onların durumu, kendisi) ona ulaşamamışken ağzına ulaşsın diye iki avucunu suya uzatan kimse gibidir. Kâfirlerin yalvarması şaşkınlıkta olmaktan başka bir şey değildir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

For Him (alone) is prayer in Truth: any others that they call upon besides Him hear them no more than if they were to stretch forth their hands for water to reach their mouths but it reaches them not: for the prayer of those without Faith is nothing but (futile) wandering (in the mind).

A. Yusuf Alipublic-domain

The only true prayer is to Him: those they pray to besides Him give them no answer any more than water reaches the mouth of someone who simply stretches out his hands for it- it cannot do so: the prayers of the disbelievers are all in vain.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Unto Him is the real prayer. Those unto whom they pray beside Allah respond to them not at all, save as (is the response to) one who stretcheth forth his hands toward water (asking) that it may come unto his mouth, and it will never reach it. The prayer of disbelievers goeth (far) astray.

M. Pickthallpublic-domain

To Him [alone] is the supplication of truth. And those they call upon besides Him do not respond to them with a thing, except as one who stretches his hands toward water [from afar, calling it] to reach his mouth, but it will not reach it [thus]. And the supplication of the disbelievers is not but in error [i.e., futility].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لله سبحانه وتعالى وحده دعوة التوحيد (لا إله إلا الله)، فلا يُعبد ولا يُدعى إلا هو، والآلهة التي يعبدونها من دون الله لا تجيب دعاء مَن دعاها، وحالهم معها كحال عطشان يمد يده إلى الماء من بعيد؛ ليصل إلى فمه فلا يصل إليه، وما سؤال الكافرين لها إلا غاية في البعد عن الصواب لإشراكهم بالله غيره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?