← Sure 16

16:116

وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ ٱلْكَذِبَ هَـٰذَا حَلَـٰلٌ وَهَـٰذَا حَرَامٌ لِّتَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ

Kelime kelime

وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَقُولُوا۟
demeyin
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
تَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لِمَا
ötürü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَصِفُ
nitelendirmesinden
Fiil
Kök: وصف
Dilbilgisi (i'rab)
تَصِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
أَلْسِنَتُكُمُ
dillerinizin
İsim
Kök: لسن
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْسِنَتُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْكَذِبَ
yalan
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَذِبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هَٰذَا
şu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
حَلَٰلٌ
helaldir
İsim
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
حَلَٰلٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَهَٰذَا
şu ise
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
حَرَامٌ
haramdır
İsim
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَامٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لِّتَفْتَرُوا۟
sonra uydurmuş olursunuz
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تَفْتَرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
ٱلْكَذِبَ
yalan
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَذِبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَفْتَرُونَ
uyduran(lar)
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْتَرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
ٱلْكَذِبَ
yalan
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَذِبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
لَا
iflah olmazlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُفْلِحُونَ
iflah
Fiil
Kök: فلح
Dilbilgisi (i'rab)
يُفْلِحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Diliniz yalana alışmış olduğu için, "şu haram, bu helaldir" demeyin, zira Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise, saadete şüphesiz erişemezler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dillerinizin yalan vasfetmesi ile: "Şu helaldir, şu haramdır" demeyin; aksi halde Allah'a iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz Allah'a yalan uyduranlar asla kurtulamazlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak “Şu helaldir, şu da haramdır!” demeyin; sonunda Allah’a yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a yalan uyduranlar kurtulamazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But say not - for any false thing that your tongues may put forth,- "This is lawful, and this is forbidden," so as to ascribe false things to Allah. For those who ascribe false things to Allah, will never prosper.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not say falsely, ‘This is lawful and that is forbidden,’ inventing a lie about God: those who invent lies about God will not prosper-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And speak not, concerning that which your own tongues qualify (as clean or unclean), the falsehood: "This is lawful, and this is forbidden," so that ye invent a lie against Allah. Lo! those who invent a lie against Allah will not succeed.

M. Pickthallpublic-domain

And do not say about what your tongues assert of untruth, "This is lawful and this is unlawful," to invent falsehood about Allāh. Indeed, those who invent falsehood about Allāh will not succeed.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تقولوا -أيها المشركون- للكذب الذي تصفه ألسنتكم: هذا حلال لِما حرَّمه الله، وهذا حرام لِما أحَلَّه الله؛ لتختلقوا على الله الكذب بنسبة التحليل والتحريم إليه، إن الذين يختلقون على الله الكذب لا يفوزون بخير في الدنيا ولا في الآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?