← Sure 16

16:28

ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمْ ۖ فَأَلْقَوُا۟ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِن سُوٓءٍۭ ۚ بَلَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Kelime kelime

ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
تَتَوَفَّىٰهُمُ
canlarını aldığı
Fiil
Kök: وفي
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَوَفَّىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
meleklerin
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلَٰٓئِكَةُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ظَالِمِىٓ
zulmederlerken
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَالِمِىٓİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
أَنفُسِهِمْ
nefislerine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَأَلْقَوُا۟
diyerek
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
أَلْقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وُا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلسَّلَمَ
teslim olurlar
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّلَمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَا
biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
كُنَّا
biz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نَعْمَلُ
yapmıyorduk
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
نَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مِن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
سُوٓءٍۭ
kötülük
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سُوٓءٍۭİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بَلَىٰٓ
hayır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَىٰٓEdatcevap (evet)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عَلِيمٌۢ
biliyor
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌۢİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كُنتُمْ
sizin
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Melekler kendilerine yazık etmiş kimselerin canlarını alırken: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diyerek teslim olurlar. Hayır; öyle değil; doğrusu Allah onların yaptıklarını bilmektedir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(O kâfirler), kendilerine zulmetmiş kimseler olarak, meleklerin, canlarını aldıkları kimselerdir. O vakit onlar şöyle diyerek teslim olurlar: "Biz, bir kötülükten dolayı yapmıyorduk." (Onlara): "Hayır, Allah sizin ne maksatla yaptığınızı elbette çok iyi bilendir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Melekler canlarını alırken kendilerine yazık eden kişiler, “Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk ki!” diyerek teslim olurlar. (Melekler şöyle diyeceklerdir) “Hayır! Allah sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"(Namely) those whose lives the angels take in a state of wrong-doing to their own souls." Then would they offer submission (with the pretence), "We did no evil (knowingly)." (The angels will reply), "Nay, but verily Allah knoweth all that ye did;

A. Yusuf Alipublic-domain

Those whose lives the angels take while they are wronging themselves will show submission: ‘We were doing no evil.’ ‘Yes you were: God knows fully everything that you have done,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Whom the angels cause to die while they are wronging themselves. Then will they make full submission (saying): We used not to do any wrong. Nay! Surely Allah is Knower of what ye used to do.

M. Pickthallpublic-domain

The ones whom the angels take in death [while] wronging themselves, and [who] then offer submission, [saying], "We were not doing any evil." But, yes! Indeed, Allāh is Knowing of what you used to do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ثم يوم القيامة يفضحهم الله بالعذاب ويذلُّهم به، ويقول: أين شركائي من الآلهة التي عبدتموها من دوني؛ ليدفعوا عنكم العذاب، وقد كنتم تحاربون الأنبياء والمؤمنين وتعادونهم لأجلهم؟ قال العلماء الربانيون: إن الذل في هذا اليوم والعذاب على الكافرين بالله ورسله، الذين تقبض الملائكة أرواحهم في حال ظلمهم لأنفسهم بالكفر، فاستسْلَموا لأمر الله حين رأوا الموت، وأنكروا ما كانوا يعبدون من دون الله، وقالوا: ما كنا نعمل شيئًا من المعاصي، فيقال لهم: كَذَبْتم، قد كنتم تعملونها، إن الله عليم بأعمالكم كلها، وسيجازيكم عليها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?