← Sure 16

16:72

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ ۚ أَفَبِٱلْبَـٰطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ ٱللَّهِ هُمْ يَكْفُرُونَ

Kelime kelime

وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
جَعَلَ
yarattı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّنْ
kendi nefislerinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَنفُسِكُمْ
kendi canlarınızda
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَزْوَٰجًا
eşler
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
أَزْوَٰجًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَجَعَلَ
ve yarattı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّنْ
eşlerinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَزْوَٰجِكُم
eşini
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
أَزْوَٰجِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَنِينَ
oğullar
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
بَنِينَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَحَفَدَةً
ve torunlar
İsim
Kök: حفد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
حَفَدَةًİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَرَزَقَكُم
ve sizi besledi
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَزَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
güzel rızıklarla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلطَّيِّبَٰتِ
güzel şeyleri
İsim
Kök: طيب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّيِّبَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
أَفَبِٱلْبَٰطِلِ
hâlâ batıla mı?
İsim
Kök: بطل
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَٰطِلِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
يُؤْمِنُونَ
inanıyorlar
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَبِنِعْمَتِ
ve ni'metine
İsim
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نِعْمَتِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
يَكْفُرُونَ
nankörlük ediyorlar
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Allah size kendinizden eşler var eder. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder. Size temiz şeylerden rızık verir. Öyleyken batıla inanıyorlar ve Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah, size kendi cinsinizden eşler, o eşlerinizden de oğullar ve torunlar yarattı. Sizi helal ve güzel gıdalarla rızıklandırdı. Onlar, hâlâ batıla mı inanıyorlar? ve Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah size kendi nefislerinizden eşler yaratmış, eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar var etmiş, (ayrıca) sizi temiz gıdalardan rızıklandırmıştır. Onlar, Allah’ın nimet(ler)ine nankörlük edip batıla mı inanıyorlar!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And Allah has made for you mates (and companions) of your own nature, and made for you, out of them, sons and daughters and grandchildren, and provided for you sustenance of the best: will they then believe in vain things, and be ungrateful for Allah's favours?-

A. Yusuf Alipublic-domain

And it is God who has given you spouses from amongst yourselves and through them He has given you children and grandchildren and provided you with good things. How can they believe in falsehood and deny God’s blessings?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And Allah hath given you wives of your own kind, and hath given you, from your wives, sons and grandsons, and hath made provision of good things for you. Is it then in vanity that they believe and in the grace of Allah that they disbelieve?

M. Pickthallpublic-domain

And Allāh has made for you from yourselves mates and has made for you from your mates sons and grandchildren and has provided for you from the good things. Then in falsehood do they believe and in the favor of Allāh they disbelieve?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والله سبحانه جعل مِن جنسكم أزواجا؛ لتستريح نفوسكم معهن، وجعل لكم منهن الأبناء ومِن نسلهنَّ الأحفاد، ورزقكم من الأطعمة الطيبة من الثمار والحبوب واللحوم وغير ذلك. أفبالباطل من ألوهية شركائهم يؤمنون، وبنعم الله التي لا تحصى يجحدون، ولا يشكرون له بإفراده جل وعلا بالعبادة؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?