← Sure 17

17:101

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَىٰ تِسْعَ ءَايَـٰتٍۭ بَيِّنَـٰتٍ ۖ فَسْـَٔلْ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ إِذْ جَآءَهُمْ فَقَالَ لَهُۥ فِرْعَوْنُ إِنِّى لَأَظُنُّكَ يَـٰمُوسَىٰ مَسْحُورًا

Kelime kelime

وَلَقَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
ءَاتَيْنَا
biz vermiştik
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مُوسَىٰ
Musa'ya
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
تِسْعَ
dokuz
İsim
Kök: تسع
Dilbilgisi (i'rab)
تِسْعَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ءَايَٰتٍۭ
mu'cize
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتٍۭİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بَيِّنَٰتٍ
açık açık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيِّنَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
فَسْـَٔلْ
sor
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سْـَٔلْFiilemir، 2. tekil eril
بَنِىٓ
oğullarına
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
بَنِىٓİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِسْرَٰٓءِيلَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِذْ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
جَآءَهُمْ
(Musa) onlara geldiği
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَقَالَ
demişti
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُۥ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
فِرْعَوْنُ
Fir'avn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
إِنِّى
şüphesiz ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
لَأَظُنُّكَ
sanıyorum ki sen
Fiil
Kök: ظنن
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
أَظُنُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
يَٰمُوسَىٰ
Ey Musa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
مَسْحُورًا
büyülenmişsin
İsim
Kök: سحر
Dilbilgisi (i'rab)
مَسْحُورًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

And olsun ki, Musa'ya dokuz tane apaçık mucize verdik. İsrailoğullarına sor, Musa onlara geldiğinde, Firavun kendisine: "Ey Musa! Ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. (Ey Peygamber!) İsrailoğullarına sor, Musa kendilerine geldiğinde Firavun ona: "Ey Musa! Ben senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum" demişti.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki Musa’ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik. (Musa) yanlarına geldiğinde Firavun’un ona “Ey Musa, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum.” dediğini İsrailoğullarına sor!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

To Moses We did give Nine Clear Signs: As the Children of Israel: when he came to them, Pharaoh said to him: "O Moses! I consider thee, indeed, to have been worked upon by sorcery!

A. Yusuf Alipublic-domain

In the past, We gave Moses nine clear signs- ask the Children of Israel. When Moses came to [the Egyptians], Pharaoh said to him, ‘Moses, I think you are bewitched.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And verily We gave unto Moses nine tokens, clear proofs (of Allah's Sovereignty). Do but ask the Children of Israel how he came unto them, then Pharaoh said unto him: Lo! I deem thee one bewitched, O Moses.

M. Pickthallpublic-domain

And We had certainly given Moses nine evident signs, so ask the Children of Israel [about] when he came to them and Pharaoh said to him, "Indeed I think, O Moses, that you are affected by magic."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد آتينا موسى تسع معجزات واضحات شاهدات على صِدْق نبوته وهي: العصا واليد والسنون ونقص الثمرات والطوفان والجراد والقمل والضفادع والدم، فاسأل -أيها الرسول- اليهود سؤال تقرير حين جاء موسى أسلافهم بمعجزاته الواضحات، فقال فرعون لموسى: إني لأظنك -يا موسى- ساحرا، مخدوعًا مغلوبًا على عقلك بما تأتيه من غرائب الأفعال.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?