← Sure 17

17:89

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فِى هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ فَأَبَىٰٓ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ إِلَّا كُفُورًا

Kelime kelime

وَلَقَدْ
ve andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
صَرَّفْنَا
biz türlü biçimlerde anlattık
Fiil
Kök: صرف
Dilbilgisi (i'rab)
صَرَّفْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لِلنَّاسِ
insanlara
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
فِى
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
ٱلْقُرْءَانِ
Kur'an'da
İsim
Kök: قرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرْءَانِİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
مِن
her
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
çeşit
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
مَثَلٍ
misali
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مَثَلٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَأَبَىٰٓ
ama direttiler
Fiil
Kök: أبي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَبَىٰٓFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَكْثَرُ
çoğu
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْثَرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلنَّاسِ
insanlardan
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
إِلَّا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
كُفُورًا
inkarda
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كُفُورًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

And olsun ki, biz Kuran'da insanlara türlü türlü misal gösterip açıkladık. Öyleyken insanların çoğu nankör olmakta direndiler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yemin olsun ki biz bu Kur'ân'da insanlar için çeşitli misaller vermişizdir. Yine de insanların çoğu inkârlarında ısrar ederler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki biz bu Kur’an’da insanlara her türlü örneği çeşitli şekillerde anlattık. İnsanların çoğu sadece nankörler olarak yüz çevirdiler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And We have explained to man, in this Qur'an, every kind of similitude: yet the greater part of men refuse (to receive it) except with ingratitude!

A. Yusuf Alipublic-domain

In this Quran, We have set out all kinds of examples for people, yet most of them persist in disbelieving.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And verily We have displayed for mankind in this Qur'an all kind of similitudes, but most of mankind refuse aught save disbelief.

M. Pickthallpublic-domain

And We have certainly diversified for the people in this Qur’ān from every [kind of] example, but most of the people refused except disbelief.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد بيَّنَّا ونَوَّعنا للناس في هذا القرآن من كل مثل ينبغي الاعتبار به؛ احتجاجًا بذلك عليهم؛ ليتبعوه ويعملوا به، فأبى أكثر الناس إلا جحودًا للحق وإنكارًا لحجج الله وأدلته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular