← Sure 18

18:37

قَالَ لَهُۥ صَاحِبُهُۥ وَهُوَ يُحَاوِرُهُۥٓ أَكَفَرْتَ بِٱلَّذِى خَلَقَكَ مِن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ سَوَّىٰكَ رَجُلًا

Kelime kelime

قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُۥ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
صَاحِبُهُۥ
arkadaşı
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
صَاحِبُİsimmerfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَهُوَ
kendisiyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
يُحَاوِرُهُۥٓ
konuşan
Fiil
Kök: حور
Dilbilgisi (i'rab)
يُحَاوِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَكَفَرْتَ
inkar mı ediyorsun?
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
كَفَرْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
بِٱلَّذِى
seni yaratanı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
خَلَقَكَ
seni yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِن
topraktan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
تُرَابٍ
toprak
İsim
Kök: ترب
Dilbilgisi (i'rab)
تُرَابٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
مِن
nutfe (sperm)den
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
نُّطْفَةٍ
bir nutfe (sperm)
İsim
Kök: نطف
Dilbilgisi (i'rab)
نُّطْفَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
ثُمَّ
sonra da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
سَوَّىٰكَ
seni biçimlendireni
Fiil
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
سَوَّىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
رَجُلًا
bir adam olarak
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
رَجُلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Kendisiyle konuştuğu arkadaşı ona: "Seni topraktan, sonra nutfeden yaratanı, sonunda de seni insan kılığına koyanı mı inkar ediyorsun? İşte O benim Rabbim olan Allah'tır. Rabbime kimseyi ortak koşmam. Bahçene girdiğin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakımından daha az buluyorsan da: "Maşallah! Kuvvet ancak Allah'a mahsustur!" demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yahut suyu çekilir bir daha da bulamazsın" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bunun üzerine kendisiyle münakaşa eden arkadaşı da ona şöyle dedi: "Seni topraktan, sonra seni bir damla sudan yaratan, daha sonra da seni insan haline getireni mi inkar ediyorsun?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onunla konuşan arkadaşı ona şöyle demişti: “Seni topraktan, sonra nutfeden (zigottan) yaratan, daha sonra seni bir erkek (insan) biçimine sokan (Allah)ı inkâr mı ettin?

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

His companion said to him, in the course of the argument with him: "Dost thou deny Him Who created thee out of dust, then out of a sperm-drop, then fashioned thee into a man?

A. Yusuf Alipublic-domain

His companion retorted, ‘Have you no faith in Him who created you from dust, from a small drop of fluid, then shaped you into a man?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

His comrade, when he (thus) spake with him, exclaimed: Disbelievest thou in Him Who created thee of dust, then of a drop (of seed), and then fashioned thee a man?

M. Pickthallpublic-domain

His companion said to him while he was conversing with him, "Have you disbelieved in He who created you from dust and then from a sperm-drop and then proportioned you [as] a man?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال له صاحبه المؤمن، وهو يحاوره واعظًا له: كيف تكفر بالله الذي خلقك مِن تراب، ثم مِن نطفة الأبوين، ثم سَوَّاك بشرًا معتدل القامة والخَلْق؟ وفي هذه المحاورة دليل على أن القادر على ابتداء الخلق، قادر على إعادتهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?